YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7210
KARAR NO : 2012/26961
KARAR TARİHİ : 30.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemes
DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatın
ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, ağabeyinin şirketinde dış ticaret alanında danışman olarak aylık 1.500,00 TL ile çalıştığını, Haziran 2008 tarihinden itibaren ücretlerinin ödenmemesi sebebi ile İstanbul 8. İcra Müdürlüğü’nün 2008/9956 esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığını ancak davalının itirazı üzerine durduğunu itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının şirketin hakim ortağının kardeşi olduğu, elindeki maaş belgesinin ameliyat sonrası özel bankadan kredi alabilmesi için hatıra binaen verildiğini, şirkette gerçekte çalışmadığını, hiçbir görevinin olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli olduğunu, şirketin iştigal konusu konusunda danışmanlık yapma vasıflarına haiz bir kişi olmadığını, şirkete hiçbir zaman gelmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, sözleşmenin varlığını ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafından dosyaya sunulan maaş belgesi, davacı tanık anlatımları doğrultusunda danışman olarak hizmet sözleşmesi ile çalıştığı, ücretlerin ödendiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin varlığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Çalışma olgusunu işçi kanıtlamak zorundadır. İşe giriş bildirgesi, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları, işyeri şahsi sicil dosyasındaki deliller, işçinin banka hesabına yapılan ödemeleri gösteren kayıtlar işe giriş ve çalışma süreleri yönlerinden önemli delillerdir. Yazılı delil olmaması durumunda işyerinde o dönemde çalışmış olanların tanıklıkları ile de hizmet süreleri ispatlanabilir. Somut uyuşmazlıkta davacı dış ticaret alanında danışman olarak çalıştığını, 01.06.2008- 01.03.2009 tarihleri arasında ücretlerinin ödenmediğini iddia etmiş, davalı ile aralarında iş sözleşmesi bulunduğuna dair ilgili makama başlıklı 08.07.2008 tarihli maaş belgesini dosyaya sunmuştur. Bu belgede davacının şirket bünyesinde dış ticaret alanında hizmet verdiği ve maaşının 1.500,00 TL olduğu belirtilmiştir. Davacı tanıkları davalı işyerinde davacının çalıştığını işe gelip gittiğini, davacının Perşembe Pazarında dükkanı olduğunu, telsiz ithalatı yaptığını beyan etmiştir. Davalı davacının çalışma alanına ilişkin yeterli bilgiye haiz olmadığını savunmuştur. Mahkemece beyanları yeterli olmayan tanık sözleri ile çalışma süresinin tespiti hatalıdır. Davalı şirketin çalışma alanının ne olduğu tespit edilmeli , bu alana ilişkin varsa belgeler getirtilmeli, davalı şirketin çalışma alanına ilişkin davacının eğitimi bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir.
Davacının 2003 yılında emekli olduğu ve Perşembe Pazarında işyerinin olduğu tanık anlatımlarından ve dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu işyeri ile ilgili bilgi ve belgeler getirtilmeli, işyerinde ticari faaliyeti olup olmadığı, çalıştırdığı kişi olup olmadığına ilişkin varsa Sosyal Güvenlik Kurumundan belgeleri getirtilmelidir. Davacı tanık beyanları davalının bir kısım işlerinin davacı tarafından takip edildiği yolundadır. Bu durumda davalı şirket tarafından şirkete ait işleri takip etme konusunda davacının vekaletnamesinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, hangi işleri nerede takip ettiği belirlenmelidir. Davalı aleyhine ibraz edilen maaş belgesinin davacının kredi alması amacı ile düzenlendiği ileri sürülmüştür. Gerçekten bu belge esas alınarak davacının kredi kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise hangi bankadan kredi aldığı tespit edilip kullandırılan krediye ilişkin belgeler getirtilmeli, tüm bu bilgi ve belgeler toplandıktan sonra deliller birlikte değerlendirmeye tabi tutularak çalışma olgusu tespit edildikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.