Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/6836 E. 2012/26969 K. 30.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6836
KARAR NO : 2012/26969
KARAR TARİHİ : 30.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin 1977-30.06.2009 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını,iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, ihbar ve kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarını talep etmiştir.
Davalı vekili,davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet süresi ve buna bağlı olarak işçilik alacaklarının hesaplanması noktasında toplanmaktadır.
Dosya içeriğine göre,davacının hizmet süresi 15 yıl 9 ay 10 gün olarak tespit edilerek işçilik alacakları hesaplanmıştır. Davacının davalı şirkette çalıştığı ve 01.06.1993-31.08.2002 tarihleri arasında sigortasının şirket sahibi Süleyman Hamurcu tarafından yatırıldığı anlaşılmaktadır. Ancak davacının 20.12.2002-30.06.2009 tarihleri arasında çalışıp çalışmadığının tespiti dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Davacının çalışma süresi ihtilaflıdır. Davalı yan davacının 31.08.2002 tarihinde emekliye ayrıldıktan sonra çalışmadığını savunmuştur. Yine davacının müracaatı üzerine iş müfettişi tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda da işçinin çalışma olgusunun kesin olarak tespit edilemediği,hizmet tespiti davası açması gerektiği tespit edilmiştir. Davacının emeklilik sonrası çalıştığına ilişkin tek delil davacının amcasının oğlu olan tanığın beyanıdır.
Mahkemece çalışma süresinde bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Bilirkişi bu çalışma süresini SSK belgelerini dayanak aldığını belirtmiştir. Oysa dosyada bulunan SSK belgelerinde davacının 31.08.2002 tarihinden sonra kayıtlara geçmiş hizmeti bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının hizmet süresinin kesin olarak tespiti gereklidir. Mahkeme ya davacıya hizmet tespiti davası açması için süre vermeli ve bu davanın sonucu beklemeli ya da davacının hizmet süresinin tespiti için tanıklar yeniden çağrılarak bu konuda ayrıntılı beyanları tespit edilmeli ve davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde şirket adına yaptığı işlemler getirtilerek bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.Eksik inceleme sonucu yazılı gerekçe ile verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Davalı yan yargılama aşamasında husumet itirazında bulunmuştur. Kayıtlara göre davacı 31.08.2002 tarihinden önce şahıs işverenliğinde çalışmışsa diğer deyimle işvereni farklı ise davalı gösterilen işverenle arasındaki ilişkinin mahiyeti (işyeri devri,iş sözleşmesinin devri gibi) araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi de hatalıdır.
3-Ayrıca davalı taraf hesaplanan işçilik alacakları ile ilgili zamanaşımı def’inde bulunmuştur.Mahkemece zamanaşımı defi yönünden ek rapor alınarak hesaplamaya gidilmesi gerekirken istek ile ilgili bir değerlendirme yapılmaması hatalıdır.
SONUÇ: Bu nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.11.2012 oybirliği ile karar verildi.