Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/5383 E. 2011/7931 K. 11.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5383
KARAR NO : 2011/7931
KARAR TARİHİ : 11.10.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 19.11.1983 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, sigortalılık başlangıcının 19.11.1983 tarihi olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davacının (20416.01) sigorta nolu işyerinde 19.11.1983 tarihinde 1 gün süreyle çalıştığının ve bu tarihin sigortalılık başlangıcı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 120/2 maddesi, bazı kötü uygulamaları önlemek amacı ile özel bir düzenleme getirmiş ve belli sigorta kollarında, hangi doğum tarihinin esas alınacağını açıkça belirlemiştir. Gerçekten anılan Yasa’nın 120/2.maddesi çok açık olarak “malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında “sigortalıların ilk defa çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri…. esas tutulur” hükmünü içermektedir. Hiçbir yoruma yer vermeyecek şekilde yapılan bu düzenleme karşısında sigortaya ilk tescil tarihinden sonra yapılan yaş tashihinin yaşlılık aylığı bağlanmasında nazara alınamayacağı açıktır. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 9.10.2002 gün ve 2002/21-761 Esas sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu özel düzenleme dışında ki kesinleşmiş bir yargı kararının uygulamalarda geçerliliğini koruyacağı tartışmasızdır.
Somut olayda, davacı, Sosyal Sigortalar Kurumuna ilk defa 7.12.1983 tarihinde kayda alınan işe giriş bildirgesi ile giriş yapmış 12.12.1967 doğumlu olduğuna ilişkin yaş tashihi kararı ise 5.11.1986 tarihinde verilmiştir. Mahkeme kararlarının kesinleşme tarihinden itibaren hüküm ve sonuçlarını doğuracağı tartışmasızdır.. Bu durumda yukarıda belirlenen esaslar nazara alındığında, ilk tescil tarihinden sonra yapılan bu yaş tashihinin, sigorta işlemlerinde dikkate alınamayacağı tabiidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın ve 506 sayılı Yasa’nın 60/G maddesine göre 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık sürelerinin 18 yaşını doldurdukları tarihte başlayacağı, ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin prim ödeme gün sayılarına dahil edileceği belli olmasına rağmen, davacının tashih edilmeden önceki doğum tarihine (11.2.1968) göre 18 yaşını doldurduğu 11.2.1986 tarihinden itibaren sigortalı çalışmaya başladığının ve bu tarihten önceki çalışmalarıyla ilgili olarak geçen sürelerinin de prim ödeme gün sayılarına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K’nun 438/7.maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının 1. bendi silinerek yerine; “Davacının (20416.01) sigorta nolu işyerinde 19.11.1983 tarihinde 1 gün süre ile çalıtığının ve sigorta başlangıç tarihinin 11.2.1986 olduğunun ve bu tarihten önceki çalışmalarıyla ilgili olarak geçen sürelerinin de prim ödeme gün sayılarına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, kararın bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 11.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi