Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/10334 E. 2012/27087 K. 03.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10334
KARAR NO : 2012/27087
KARAR TARİHİ : 03.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti
alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkkilinin 23.03.2005-20.12.2006 tarihleri arasıda davalı belediyede zabıta görevlisi olarak çalıştığını, müvekkilinin … sözleşmesinin son verilmesi sebebiyle açtığı işe iade davasınıda işe iadesine karar verildiğini, bu kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiğini, müvekkilinin normal çalışma saati olarak 08.00-16:30 ve 08:30-17:00 olduğunu, haftanın bir günü nöbetçi kaldığını, cumartesi günleride 08:30-22:00 arasıda çalıştığını, beş haftada bir pazar günleri çalıştığını, nöbetçi olduğu gün 08:30-24:00 saatlerinde çalıştığını belirterek kıdem tazminatı farkı, ihbar tazminatı farkı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili alacağının davalıdan tahsili talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının … sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, kıdem ihbar ve dört aylık tazminat karşılığında davacıya 21.327,13 TL ödendiğini, davacının puantaj cetvellerine göre hafta içi ve hafta sonu kurumunda çalışmasının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesin talep etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafça davalı işverenlik aleyhine açılan işçilik alacaklarına ilişkin davanın yapılan yargılama, toplanan deliller bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesi gözönüne alınarak fark kıdem tazminatı talebinin kısmen kabulüne, ihbar tazminat talebinin aynen kabulüne, fazla mesai ve hafta tatili alacağı talebinin takdiren % 40 indirim yapılarak kısmen kabulüne, kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Kanun’un 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışma süresi olarak haftanın beş günü yapılan çalışmanın esas alındığı, hafta tatili alacağı bakımından ayrı bir hesaplamada bulunulduğu, fazla mesai alacağına ilişkin hesaplamada davacının haftanın beş günü günde 7,5 saat çalışma yaptığı, buna göre haftada 37,5 saat çalışma yaptığı, bu süreye davacının haftanın bir günü nöbetçi kaldığı zamanda yaptığı 13,5 saatlik çalışma süresinide ekleyerek davacının haftada 51 saat çalışma yaptığının tespit edildiği, ancak davacının nöbetçi kaldığı gündeki 13,5 saatlik çalışması içerisinde bilirkişinin beş günlük çalışmada hesaba kattığı 7,5 saatin dahil olduğu, bu durumun mükerrer hesaplamaya neden olduğu anlaşılmakla, mükerrer yararlanmaya yol açacak şekilde hesaplama yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 03.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.