YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5352
KARAR NO : 2011/7938
KARAR TARİHİ : 11.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,davalılardan işverene ait işyerinde 10.3.2003-16.6.2004 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili ile … Tekstil San Tic Aş vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı işverene ait işyerinde 10.3.2003-16.6.2004 tarihleri arasında kesintisiz geçen ve kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş ise de; varılan bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işveren tarafından davacıya ait işe giriş bildirgesi verilmediği, bildirilmiş hizmetinin bulunmadığı, uyuşmazlık konusu dönemle ilgili 2003 yılı 1., 2., 3. dönem ve 2004 yılı 1. dönem bordrolarının düzenlenip davalı Kuruma verildiği, işyerinin 2.3.1998 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı 06.05.2004 tarihinde SGK Yoklama Memurları tarafından işyerinde yapılan denetim sonucu tutulan tutanakta davacının isminin bulunmadığı 01.06.2004-20.10.2004 tarihleri arasındaki çalışmaların davalı işverence davalı Kuruma tam olarak bildirildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda uyuşmazlık, fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10.maddesinde bu tür hizmet tesbiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Gerçekten ifadesi hükme dayanak alınan tanığın davacıyla birlikte bu işyerinde çalışması tespit edilen dönemin tamamında değil sadece 29.1.2004-30.4.2004 tarihleri arasındadır. Mahkemece bu dönem yönünden verilen tespit kararı yerinde ise de; diğer dönemler yönünden başkaca kayıtlı işyeri veya komşu işyeri tanığı da dinlenmemiş olmasına göre tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır. Giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez.
Yapılacak iş; öncelikle davalı işverence düzenlenmiş 2004 yılı 2. dönem bordrosunu getirtmek dönem bordrolarında davacı ile aynı işyerinde 10.3.2003-29.1.2004 ve 1.5.2004-1.6.2004 tarihleri arasında çalışan kayıtlı tanık beyanlarına başvurmak, kayıtlı tanık bulunamaz ise, zabıta marifetiyle tespit edilecek, işyerine o tarihte komşu olan diğer işverenler ile bu işyerlerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının bu kayıtları celbedilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalı Kurum ve işveren vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davalı … Tekstil San Tic Ltd Şti’ne iadesine,11.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.