YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15924
KARAR NO : 2012/9387
KARAR TARİHİ : 10.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işverence haklı sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine karar verilmesini, çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer hakları ile işe başlatmama tazminatının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının test için bırakılan ürünleri satışa çıkarıp mağazada envanter sayımında eksik çıkmasını önleyerek envanter primi almayı sağlamaya yönelik davranışı sebebiyle güveni sarstığından iş sözleşmesinin haklı sebebe dayalı olarak feshedildiğini bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece test için kullanılan ürünlerin değerinin az olması ve aynı konuda savunması alınan diğer çalışanların iş sözleşmesinin feshedilmemesi sebebiyle eşitliğe aykırı davranıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı işveren tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre mağaza sorumlusu olan davacının davalı işyerinde 13.07.2006 tarihinde işe başladığı, davalı şirketin mağaza sayımlarında fire ürün sayısının şirketçe belirlenen miktardan (kabul edilebilir orandan) az çıkması halinde mağaza sorumlusu olarak görev yapan personele envanter primi adı altında belirlenen miktarda ödeme yapılmakta olduğu, olayda ise müşteriler için tat testi yapılmak üzere mağazaya bırakılan ürünler kasadan geçirildikten sonra tat testinde kullanılmadığı, satışa sunulan ürünlerin yanına konularak tekrar satışa sunulduğu, buradaki amacın fire sayısını azaltarak envanter sayımında fire miktarının düşük çıkmasını ve işverence verilen envanter priminden faydalanmasının amaçladığı, gerekçesiyle mağaza sorumlusu olan davacının bu davranışı ile güveni sarstığından 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e maddesi uyarınca haklı sebebe dayalı olarak iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacı da işveren tarafından bu konuda istenen savunmasında bu uygulamayı kabul ederek hatalı olduğunu belirtmiştir. İşverenin güveninin kötüye kullanıldığı bu gibi durumlarda, işçinin sağladığı ekonomik yararın azlığı ve çokluğu
fesih sebebinin oluşmasında etkili değildir. Önemli olan husus işverenin çalışanına karşı olan güvenini yitirmesi olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Somut olayda davacının fesih sebebi yapılan davranışı 4857 sayılı Kanun’un 25/II. maddesi kapsamında kalmakta olup işverenin güvenini kötüye kullanması niteliğindedir. Bu durumda iş sözleşmesinin işveren tarafından derhal fesih hakkının doğduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemenin yerinde görülmeyen yazılı gerekçesi ile davanın kabulüne karar vermesi bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 60,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 10.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.