Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/13341 E. 2010/12524 K. 13.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13341
KARAR NO : 2010/12524
KARAR TARİHİ : 13.12.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere,hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Dava, iş kazası sonucu cismani zarara uğrayan davacının maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir. Zararlandırıcı sigorta olayına uğrayan davacı sigortalının olayın meydana gelmesinde % 25, davalı işverenin %75 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı , olay tarihi ve işleyecek faiz oranı gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 10.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2. bendinin tümü ile silinerek yerine;
“2.Meydana gelen iş kazası nedeni ile manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 5.000,00TL manevi tazminatın 21.07.2005 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
3. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT nazara alınarak kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 600,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife uyarınca hesaplanan 600,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Alınması gereken 270,00 TL ilam harcından peşin yatırılan 135,00 TL harcın mahsup edilerek bakiye 135,00 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye irad kaydına, davacı tarafın yatırdığı 150,60 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5. Davacı tarafından yapılan toplam 646,10 TL yargılama giderinden takdiren 330,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan toplam 336,30 TL yargılama giderinden takdiren 200,00 TL’nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 13.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.