Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/12255 E. 2011/3361 K. 11.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12255
KARAR NO : 2011/3361
KARAR TARİHİ : 11.04.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, … İcra Müdürlüğünün 2010/4179 takip sayılı dosyasındaki ilamsız icra takibinin durdurulmasına yönelik itirazın iptaliyle,takibin devamına ve inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, … İcra Müdürlüğünün 2010/4179 takip sayılı dosyasındaki ilamsız icra takibinin durdurulmasına yönelik itirazın iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatın hükmedilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, itirazın iptali ile takibin devamına, koşulları oluşmadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
Davanın çözümü için öncelikle davacının davada ve takipte aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Bir davada yanların taraf ve dava yeteneğine sahip olmaları yetmez, gerçekten o davada davacı ya da davalı olma niteliğini taşımaları gerekir. Taraf ehliyeti ve takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleri ile ilgili olduğu halde , taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Mahkemenin sıfat yokluğunu kendiliğinden (resen) gözetmesi gerekir. Davacı sıfatı (aktif husumet) dava konusu hakkın sahibine ait olduğundan bu kişinin vekili veya temsilcisi olan kimse avukat sıfatına haiz değilse 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 35. md. ve HUMK’nun 61. maddesi hükümlerince dava açamaz. Alacağın temliki ise BK’nun 162-172. md. düzenlenmiş olup, alacaklı bir borç ilişkisinden doğan alacağını üçüncü bir kişiye devretmekte, alacak temlik edenden üçüncü kişiye geçerken borç ilişkisinin aktif süjesi değişmekte, temlik eden borç ilişkisinden çıkarak onun yerine alacaklı sıfatıyla alacağı devralan üçünçü kişi geçmektedir.
Dosyada mevcut sigortalı … tarafından davacı … Eğitim Merkezi ve Tic. Ltd. Şti’ne … Noterliğinden verilen 25.7.2007 tarihli vekaletname 17.7.2007 tarihli sigortalının eşine ait rapordan dolayı tedavide kullanılan tıbbi malzeme ve iyileştirme gereçleri tutarlarının Kurumdan ya da Kurumun yönlendireceği merciiden tahsiline ilişkindir.
Davaya ve takibe konu fatura sigortalının eşi … adına düzenlenmiş olup, adı geçenin tedavisi için gerekli görülen reçetedeki malzeme bedeli davacı şirket tarafından Kurumdan talep edilmiştir. Davacı şirketle, davalı Kurum arasında bir hukuki ilişki bulunmadığı gibi hak sahibi sigortalı tarafından da Kurumdan olan alacağının davacı şirkete temlik edildiğine ilişkin bir belge ya da takip ve dava açma yeterliliğini haiz bir vekaletname dosyada mevcut değildir.
İtirazın iptali davasının kabul edilmesi için usule uygun takip yapılmış olması gerektiğinden takipte aktif husumet yokluğu nedeniyle davalı Kurumun takibe itirazı haklıdır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şeklide karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının öteki temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 11.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.