YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12932
KARAR NO : 2011/8896
KARAR TARİHİ : 25.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı kurum tarafından gönderilen 2004/7 nolu ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma kararına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacıların Kuruma karşı sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle 2004/007 nolu ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma kararına uyularak istemin kabulü ile davacılar hakkında yapılan 2004/7 nolu icra takip dosyasındaki haczin iptaline karar verilmiştir.
Bozma kararından,yalnız kararı temyiz etmiş olan taraf istifade eder.İhtiyari dava arkadaşlarından bazıları,kararı temyiz etmemişlerse,diğerlerinin temyizi üzerine kararın bozulmasından istifade edemezler.Yargıtay’ın bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.Çünkü,mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak doğmuştur.(09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı)Usuli müktesep hak müessesesi HUMK’nda düzenlenmiş olmamakla beraber,Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiş ve geliştirilmiştir.Bazı konuların bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmesi durumunda da usuli kazanılmış hak doğmuş olur.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün,bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir.Bozma kararına uyan mahkeme,kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez.Yani kesinleşmiş bu kısımlar o kısımlar lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak teşkil eder.Hal böyle olunca, mahkemenin bozmadan önce davacılardan … hakkında verdiği davanın reddine ilişkin karar bu davacı tarafından temyiz edilmediği için bu davacı yönünden kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken bu davacı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi