Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/15489 E. 2012/17713 K. 10.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15489
KARAR NO : 2012/17713
KARAR TARİHİ : 10.09.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, dini ve milli bayram ücreti, hafta ve genel tatil ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek ihbar ve kıdem tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının ödetilmesi istemi ile 14.04.2006 tarihinde davalılara karşı dava açmıştır.
Davalılar, davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 320/4. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, ayrıca bu karara yönelik olarak davacı vekilinin başvurduğu eski hale getirme talebininde reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından sözkonusu kararlar temyiz edilmiştir.
İncelen dosya içeriğine göre, yargılamanın 15.04.2010 tarihli oturumunda davanın takip edilmeyerek müracaata kaldığı ve davacının başvurusu yenilenerek dosyanın tekrar ele alındığı, bu sefer 07.02.2012 tarihinde takip edilmemesi sebebiyle mahkemece, 6100 sayılı Kanun’un 320. maddesinin 4. fıkrasına dayanılarak davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekili, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de rahatsızlığı sebebiyle duruşmaya katılamadığını, bu sebeple eski hale getirme isteminde bulunarak yargılamaya devam olunmasını istemiş, mahkemece eski hale getirme istemi yerinde görülmeyerek reddine dair karar verilmiş olup, davacı vekili eski hale getirme isteminin reddine ilişkin karara karşı temyiz yoluna başvurmuştur.
Davacı vekilinin istemi, hem eski hale getirme isteminin reddi hem de davanın açılmamamış sayılması kararlarına yönelik temyiz itirazlarını kapsamaktadır.
Davacı vekilinin eski hale getirme istemine ilişkin olarak ibraz edilen raporların içeriğine göre, mahkemece eski hale getirme isteminin reddine ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ancak, dava 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Kanun’dan önce, seri yargılama usulünün geçerli olduğu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu döneminde açılmıştır. Anılan Kanun döneminde, iş davaları sözlü yargılama usulüne tabi olup bu usulde ikiden fazla takipsiz bırakılması halinde açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmekte idi. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre, iş davaları basit yargılama usulüne tabi olup 6100 sayılı Kanun’un 320. maddesinin 4. fıkrasında belirtilen “basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır”, kuralı ile basit yargılama usulünde davanın birden fazla takipsiz bırakılması halinde açılmamış sayılmasına karar verileceği hükme bağlanarak mülga 1086 sayılı Kanun’dan farklı bir düzenleme yapılmıştır.
Her ne kadar usul kuralları yürürlüğe girmekle derhal etkisini meydana getirdiği ve tamamlanmamış usul işlemlerine de uygulanacağı gerekmekte ise de, dava sözlü usulün geçerli olduğu dönemde açılmış ve yargılama devam etmekte iken davanın tabi olduğu usulde değişiklik yapılarak basit yargılama usulüne tabi kılınmıştır. Bu durumda, davanın açıldığı tarihte davanın tabi olduğu usule göre davacının davayı birden fazla takipsiz bırakma hakkının bulunduğu ve yargılama devam etmekte iken usul değişikliğinin yapıldığı hususları dikkate alındığında da mahkemece davanın açılmamış sayılması durumuna gelmiş olmasının kabul edilmesi; hakkı daraltıcı nitelikte olacağından mahkemece 6100 sayılı Kanun’un 320/4. maddesine istinaden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Dairemizin konu hakkındaki içtihadı bu yönde oluşturulmuştur.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı tarafın 07.02.2012 tarihli duruşmaya katılmamış olması gerekçesi ile 6100 sayılı Kanun’un 320/4. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.