Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/4573 E. 2011/3289 K. 11.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4573
KARAR NO : 2011/3289
KARAR TARİHİ : 11.04.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davacı …’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezliğe uğradıktan sonra ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi ve ölen sigortalının sürekli iş göremez duruma gelmesi nedeniyle uğradığı maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece sigortalının ölüm nedeni iş kazasında bağlı olmadığından davanın reddine karar verilmiştir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacılar murisi …’ın 10.7.1997 tarihinde davalıların işyerinde tahliye formeni olarak çalışırken vincin bomu üzerinden ambar kapağına düşerek kafasından ve gözünden yaralandığı olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edildiğine dair 16.6.1999 tarihli Kurum müfettiş raporunun bulunduğu, 26.5.1999 tarihli Kurum yazısında sigortalının %76 oranında sürekli iş göremez duruma geldiği Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 31.5.2006 tarihli raporuna göre sigortalının 16.6.1999 tarihinde ölümü ile iş kazası arasında illiyet bağının bulunmadığının bildirildiği, dosyada davacı …’a iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanmadığı, davacı …’e ölüm sigortasından ölüm aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası niteliğinde olup olmadığı, haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin hükme en yakın tarihteki peşin sermaye değerinin hüküm tarihine en yakın tarihteki verilere göre belirlenen tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
5510 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde İş kazasının 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 nci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde bu sürenin iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği, 5510 sayılı Yasa’nın 16. maddesinde sigortalıya sürekli işgöremezlik geliri bağlanacağı, 20 nci maddesinde ise iş kazasına bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanacağı bildirilmiştir.
Somut olayda sigortalının yaralanması ile ilgili olayın SGK’ca iş kazası olarak kabul edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece Adli Tıp Kurumu raporu dikkate alınarak sigortalının ölümü ile iş kazası arasında illiyet bağı bulunmadığından hak sahiplerinin “ölüm” nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteyemeceği yönündeki kararı yerindedir. Davacı … vekilinin dava dilekçesinde ölüm nedeniyle birlikte murisin sürekli iş göremez duruma gelmesi nedeniyle de maddi tazminat istediği görülmektedir.Murisin ölümü ile mirasçılara geçen haklar kapsamında iş kazası tarihi ile ölüm tarihi arasındaki süre için maddi zararın tazminini istemesi mümkündür. Bu durumda murise sağlığında iş kazası nedeniyle gelir bağlanıp bağlanmadığını araştırmak, bu tarihler arasında bağlanması gereken gelirleri Kurumdan sormak, bağlanmaması durumunda bu yönde dava açmak için davacı …’a süre vermek, bu davayı bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre kusur incelemesi yapılarak sigortalının 10.7.1997-16.6.1999 tarihleri arasındaki maddi zararını belirleyerek davacı …’ın miras hissesi de gözetilerek bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hatalı değerlendirme ve eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı …’ın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 11.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.