Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/12835 E. 2011/8929 K. 31.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12835
KARAR NO : 2011/8929
KARAR TARİHİ : 31.10.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin, iş kazısı sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacılar vekilince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.10.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacılar vekili Avukat … geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve eksikliğin ikmali açısından geri çevrilmesine karar verilen dava dosyası yeniden Dairemize gelmiş 13.9.2011 tarihinde esasa kaydedilmiş olmakla dosya üzerinde yeniden yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacıların yakınları olan … … ile …’un iş kazasında ölümü nedeniyle sigortalı İ. …’un annesi … için 1.000,00 TL. maddi, 10.000,00 TL. manevi, babası … İçin 1.000,00 TL. maddi, 10.000,00 TL. manevi. sigortalı …’un annesi … için 1.000,00 TL. maddi, 15.000,00 TL. manevi, kardeşi … … için 10.000,00 manevi, dayısı … … için 7.500,00 TL. manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıların maddi tazminat talepleri takip edilmediğinden, davacı … …’in manevi tazminat istemi takip edilmediğinden davanın HMUK. nun 409. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına, davacı baba … için 5.000,00 TL. anne … için 5.000,00 TL, anne Zeliha için 7.500,00 TL. kardeş … için 5.000,00 TL. manevi tazminatın 7.6.2007 olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine fazla taleplerin reddine karar verilmiştir.
Davacıların yakınları olan sigortalılar … … ile …’un öldüğü iş kazasında işverene ait ambulans içinde görevli olan sigortalıların kusursuz davalı işverenin şöförünün asli kusurlu olduğu Trafik Kaza Raporu ile C.Başsavcılığı tarafından hazırlık soruşturması sırasında alınan Trafik Bilirkişi raporu ve dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın
tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu ortadadır.
O halde, davacıların temyiz itirazları kabul edilmeli ve daha uygun bir miktara hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacılar yararına takdir edilen 750.00 TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine,
31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.