Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/13461 E. 2011/3367 K. 11.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13461
KARAR NO : 2011/3367
KARAR TARİHİ : 11.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, kabul edilen süreler dışında 04.04.1997-28.08.2008 tarihleri arasında zorunlu SSK.’lı çalışmaları dışında tarım … sigortalısı olduğunun ve yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacının 04.04.1997 tarihinden itibaren dava tarihine kadar 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile 01.08.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 04/04/1997-28/08/2008 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile 01.08.2008 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 01.04.1988 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalı olarak tescilinin bulunduğu, 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı çalışmaları nedeni ile 04.05.1997 tarihinden itibaren sigortalılığının sona erdirildiği, 01.08.2008 tarihinden itibaren tekrar başlatıldığı, 05/04/1993 tarihinden itibaren Ziraat Odasına kayıtlı olduğu, 05.05.1997-12.05.1997 tarihleri arasında 8 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi kısa süreli çalışmalarının bulunduğu, 01.04.1988-31.07.2008 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalılık süresi dışlanarak 20 yıl 3 ay 21 gün 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalılık süresine ait kalan prim borcu nu 02.10.2010 tarihinde 295,91 TL olarak ödediği, prim borcu bulunmadığı, 28.07.2008 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Gerçekten Tarım … sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, gerek 506 ve gerekse 1479 sayılı Yasalar kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasanın 36 ve 10.maddesindeki şartların da gerçekleşmesi halinde 506 ve 1479 sayılı Yasalar kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım … sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 ve 1479 sayılı Yasalar kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve anılan çalışmaların sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Öte yandan; 2926 sayılı Yasanın ek 3. maddesi yollaması ile 1479 sayılı Yasanın 35 maddesinde sayılan yaşlılık aylığı koşullarından biri de Kuruma olan her türlü prim borçlarının ödenmiş olmasıdır.
Somut olayda; davacının 04.04.1997-28.08.2008 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi doğru ise de davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi kısa süreli çalışmaları dışlanmaksızın çifte sigortalılık oluşturacak şekilde tespit kararı verilmiş olması doğru değildir.Ayrıca davacının prim borcunu ödediği 02.10.2009 tarihini takip eden ay başı olan 01.11.2009 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi gerekirken 01.08.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine
“Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacının 04.04.1997-28.08.2008 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi kısa süreli çalışmaları dışında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine
2-Davacının 01.11.2009 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine fazla talebin reddine,
3-Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığını,
4-Davacı tarfından yatırılan 28,00 TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre hesaplanan 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine, 1.000.00 TL avukatlık ücretinin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan toplam 497.80 TL yargılama giderinden 400.00 TL’sının davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine,kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına”rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 21.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.