YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3071
KARAR NO : 2013/11177
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalı belediyeye ait iş yerinde özürlü kadrosunda 15.6.1989-31.3.2004 tarihleri arsında aralıksız çalıştığı halde bildirimlerin eksik olduğunu eksik sürelerin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının davalı belediyeye ait işyerinde 15.6.1989-31.3.2004 tarihleri arasında aralıksız toplam 5326 gün süre ile çalıştığının bu sürenin 1403 günün kuruma bildirildiği bildirilmeyen 3923 gün sigortalılık süresini tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 15.06.1989 tarihinden itibaren geçici işçi olarak davalıya ait işyerinden çalışmalarının 1989, 1990, 1995, 1996, 1997, 1998, 2002, 2003, 2004 yıllarında yıllık ortalama 90-120 gün üzerinden Kuruma toplam 1403 günlük çalışmasının bildirildiği, dava konusu dönemde davalı işveren dışında başka bir işyerinden bildiriminin olmadığı işyeri kayıtlarının ibraz edildiği, işyeri kayıtları içerinde davacını 29.8.1995, 11.3.1997, 15.4.1999 tarihli gecici işçi olarak çalışması nedeniyle işe alınma taleplerini bulunduğu davalı işveren tarafından yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre bazen işe alınamayacağının bildirildiği bazen de vize alınarak işçi çalıştırılmasını düşünülmesi halinde davacıya öncelik verileceğinin bildirildiği görülmüştür.Davacının çalışmalarına ilişkin işyeri kayıtları ile Kuruma bildirilen sürelerin birbiri ile örtüştüğü ,davacı yanca işçilik alacaklarının tahsili için açılan Konya Ereğli 1.AHM (iş) 2004/283-406 kararı ile davanın kabulüne ilişkin verilen karar).HD.’nin 2005/2056 E,ve 2005/10859 K sayılı 29.3.2005 tarihli ilamı ile 2.4.2004 davacı işçinin iş sözleşmesinin geçmiş yıllarda da askıya alındığı 2.4.2004 tarihli işleminde fesih niteliğinde olmadığı nitekim davacını Valilik vize işlemlerinden sonra 19.8.2004 tarihinde işe davet edildiği ve davacını bu davete icabet etmeyerek iş sözleşmesini kendisinin sona erdirdiğini bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını belirtmek suretiyle davanın bu tazminatların kabulüne ilişkin kararını bozmuştur.
Davanın 5510 sayılı Yasa’nın 4/I-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu, geçiş hükümlerini içeren aynı Yasa’nın Geçici 7. maddesi hükmünde “bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler” hükmü gözetildiğinde, eldeki somut uyuşmazlığın dayandığı mevzuat hükümleri 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesidir. Bu tür hizmet tesbitine yönelik davaların, kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icap ettiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın içtihadı gereğidir.
Öte yandan, davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşuna aittir. Kamu kuruluşlarında, çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır. Nitekim, davacıya ait kimi çalışmaların resmi kayıtlara intikal ettirildiği de tartışmasızdır.
Somut olayda, 1989-2004 tarihleri arasında aralıksız olarak çalışıldığı kabul edilen dönemde davacının imzalı işe giriş bildirgeleri imzalı ücret bordroları davacını geçici işçi olarak işe alınması talebini içeren dilekçeleri davalı belediyenin işe son veriş ve işe alınış yazıları ve tüm dosya kapsamından davacını ihtilaflı dönemde geçici işçi olarak aralıklarla çalıştığı çalıştığı sürelere uygun olarak bildirimlerini yapıldığı, bildirim dışında çalıştığına ilişkin resmi belge olmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın davanın reddi yerine soyut tanık ifadeleri esas alınarak yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …’na iadesine, 30/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.