YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11270
KARAR NO : 2011/9018
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
Davacılar … vs … ile Davalılar 1.Sosyal Güvenlik Kurumu vek.Av…. 2-… İnş San Tic Aş vek.Av…. … aralarındaki tazminat davası hakkında Kartal 3.İş Mahkemesince verlien 21/12/2010 gün ve 918/1026 sayılı kararın ONANMASINA ilişkin Dairemizin 6/6/2011 gün ve 3518/5150 sayılı ilamına karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi.Gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili 13.2.2008 tarihli dilekçesi ile Dairemizin 6.6.2011 gün 2011/3518 Esas, 2011/5150 Karar sayılı onama kararında açık maddi hata bulunduğundan bahisle kararın düzeltilmesini istemiştir.
İş Mahkemelerince verilen kararlar ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu bulunmamaktadır. Ne var ki, Yargıtay onama ve bozma kararlarında açıkça maddi yanılgının bulunması halinde dosyanın yeniden incelenmesi Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
İncelenen dosya ile belgelerden, dairemizce iş bu dava dosyasının 2011/3518 Esas, 5150 Karar numarası ile 6.6.2011 günü incelendiği, Mahkemenin uyulan Dairemize ait, 29.6.2010 gün ve 200/11087 E, 2010/7713 K. sayılı bozma ilamı gereğince , bozmaya uygun olarak karar verildiğinden ” davanın reddine” dair verilen kararın onanmasına dair yukarıda yazılı kararın, davacıların murisinin Irak’ta bulunan işyerinde davalı şirketin işçisi olarak çalışmakta iken 11.9.2006 günü kendisini kaçıran teröristler tarafından öldürülmesi şeklinde meydana gelen olayın davalı işveren yönünden ” iş kazası” olduğu uyulan bozma ilamında açıkca belirtildiği halde, davanın işveren yönünden de reddine dair verilen kararın onanmasına dair Dairemiz kararının maddi yanılgıya dayalı olarak verildiği anlaşılmış ve açık maddi hatanın düzeltilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle
1-Dairemizin onama kararının maddi hataya dayalı olduğundan davacılar vekilinin isteminin kabulü ile onama kararının kaldırılmasına,
2-Davacılar, murisleri … …’in ölümü ile sonuçlanan zararlandırıcı olayın iş kazası olduğunun tespitini istemişlerdir.
Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemize ait 29.6.2010 gün ve 200/11087 E, 2010/7713 K. sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere ” …Davacılar murisi … …’in Irak’ta bulunan işyerinde davalı şirketin işçisi olarak çalışmakta iken, 11.9.2006 günü kendisini kaçıran teröristler tarafından öldürülmesi şeklinde meydana gelen olayın davalı işveren yönünden ” iş kazası” olduğu tartışmasızdır. Uyuşmazlık, olayın Sosyal Sigortalar Kurumu yönünden 506 sayılı Yasa’nın 11. maddesine göre “iş kazası ” sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır. Davacılar murisi ile şirket arasında yapılmış Türkiye İş Kurumu tarafından onaylı hizmet sözleşmesinde, murisin davalı şirketin Irak’ta üstlendiği otoyol inşaatı işyerinde çalıştırılması kararlaştırılmış ve Sosyal Güvenliğin uzun vadeli sigorta kollarında topluluk sigortası ile sağlanması öngörülmüş, kısa vadeli sigorta kolları (İş Kazası ve Meslek Hastalıkları dahil) topluluk sigortası kapsamı dışında bırakılmıştır. 506 sayılı Yasa’nın ülke dışında meydana gelen sigorta olaylarında uygulanabilmesi Sosyal Sigortalar Kurumuna yükümlülükler getiren Sosyal Güvenlik Sözleşmesi veya kısa vadeli sigorta kollarını da kapsayan topluluk sigortaları bulunması halinde mümkün olabilir. Somut olayda, davacıların murisinin imzaladığı topluluk sigortası iş kazasını kapsamadığından olayın Sosyal Sigortalar Kurumu yönünden iş kazası sayılması mümkün değildir….”olayın davalı işveren yönünden iş kazası olduğunun kabulüne, davalı SGK yönünden ise reddine karar verilmesi gerekirken, istemin tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir. O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,istek halinde karar düzeltme harcının davacılara iadesine,31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.