Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/17975 E. 2013/4425 K. 12.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17975
KARAR NO : 2013/4425
KARAR TARİHİ : 12.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan … vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından, Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava,Davacılar murisi …’nin 02.08.2002 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu ölümü nedeni ile hak sahibi davacıların maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de varılan bu sonuç aşağıdaki nedenler ile yerinde değildir.
a) davacılar murisinin … ustası olarak çalışırken iş kazası geçirdiği, iş niteliği ve kabule göre de asgari ücretin üzerinde bir ücretle çalıştığının kabulü doğru ise de, davacıların 07.12.2011 tarihli beyan dilekçeleri ile asgari ücretin 2 katı olarak alınan ücret kabul ettiklerini bildirdikleri açık olduğu halde asgari ücretin 2.605 katı asgari ücret oranı ile yapılan tazminat raporu esas alınarak davacıların maddi tazminatlarını belirlemesi hatalı olmuştur.
Bu yönden yapılacak iş;davacı yan yönünden kesinleşen ve iş niteliğine de uygun olan asgari ücretin 2.00 katı ücret esas alınarak hüküm tarihine en yakın tarihteki ücret artışları da nazara alınarak davacıların maddi tazminatlarını yöntemince belirlemektir.
b) Davacılar murisi nin 02..08.2002 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu yaşamını yitirdiği olayda kazalının %20 davalı işverenliğin % 80 oranında kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş yararına hükmedilen 40.000.00-TL ile iki çocuk yararına hükmedilen 20.000.00-‘er TL manevi tazminatların olaydan çok uzun süre sonra dava açılması ve işleyecek yasal faizi de dikkate alındığın da fazla takdir edildiği ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …’ye iadesine, 12.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.