Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/11814 E. 2013/20391 K. 12.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11814
KARAR NO : 2013/20391
KARAR TARİHİ : 12.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

K A R A R

Davalılardan … İnş. Müş. San Tic Ltd Şti’ne yokluğunda verilen kararın “Feneryolu Mah. … cad. No: 122/10 Kadıköy …” adresinde tebligat Yasasının 35. maddesi gereğince tebliğ edilmek suretiyle dosyanın temyiz incelemesine gönderildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki anılan davalıya yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı görülmektedir.
Tebliğ ile ilgili Yasa ve Tüzük hükümleri tamamen şeklidir. Değinilen işlemler nedeniyle tebligat; bilgilendirme yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemidir. Gerek tebliğ işlemi ve gerekse tebliğ tarihi ancak yasa ve tüzükte emredilen şekillerle tevsik ve dolayısıyla ispat olunabilir. Bu sebeple tebligatın usul yasaları ile ilişkisinde daima göz önünde tutulmalıdır. Hal böyle olunca, yasa ve tüzük hükümlerinin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur. Kanunun ve Tüzüğün belirlediği şekilde yapılmamış ve belgelendirilmemiş olan tebligatların geçerli olmayacağı Yargıtay içtihatlarında açıkça vurgulanmıştır.
7201 Sayılı yasanın 35/2 maddesinde “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılacağı ve asılma tarihinin tebliğ tarihi olacağı” 35/4 maddesinde ise “Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adreslerin esas alınarak aynı madde hükümlerinin uygulanacağı,” düzenlenmiştir.
Öte yandan tebligat tüzüğünün 55 ve 28 maddelerinde uygulamanın nasıl yapılacağı açıklanmıştır. Buna göre 35.madde gereğince tebligat yapılabilmesi için önce; muhataba daha önce tebligat yapılan ya da ticaret sicilinde veya resmi kayıtlarda … bulunan adrese çıkarılan tebligat üzerine tebliğ memuru 28 inci maddenin ilk fıkrasındaki usule göre yeni adresi tespit ederse aynı Maddenin üç ve dördüncü fıkraları mucibince ve son fıkrasındaki hal vaki ise 30 uncu Maddeye tevfikan muamele yapar
Tebliğ memuru bu suretle muhatabın yeni adresini tespit edemezse, tebliğ evrakı, çıkaran mercie iade edilir. Bu mercie muhatabın yeni adresi bir diğer alakalı tarafından bildirilirse, tebliğ evrakı o adrese gönderilir. Aksi takdirde mercice tahkik muamelelerine tevessül olunmayarak bu Tüzüğe ekli 6 numaralı örneğe göre düzenlenecek tebliğ evrakının bir nüshası eski adrese ait kapıya talik ettirilir. Eski adresin kapısına talik tarihi, tebliğ tarihi sayılır.
Somut olayda Yasanın ve tüzüğün aradığı bu şartların yerine getirilmeden 35.maddeye göre tebliğ yapıldığı anlaşılmaktadır. Gerçekten dava dilekçesinde davalı … İnş. Müş. San Tic Ltd Şti’nin adresi olarak gösterilen “Feneryolu Mah. … cad. No: 122/10 Kadıköy …” adresine gönderilen tebligatın tanınmadığından bahisle iade olunduğu anlaşılmaktadır. Anılan davalıya tebligatın ise, ticaret sicil gazetesinden öğrenildiği belirtilerek davacı vekili tarafından bildirilen “Kuş dili caddesi … İş hanı No:73/5 Kadıköy …” adresinde usulüne uygun biçimde yapıldığı dosya içerisindeki tebligat parçasının incelenmesinden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davalının daha önce tebligat yapılan ve mahkemece bilinen bir adresi olduğu halde, daha önce tebligat yapılamayan adreste Tebligat Yasası’nın 35. maddesine göre yokluğunda verilen kararın tebliğinin geçersiz olduğu açıktır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … İnş. Müş. San Tic Ltd Şti’ne yokluğunda verilen kararın, dava dilekçesinin tebliğ olunduğu “Feneryolu Mah. … cad. No: 122/10 Kadıköy …” adresinde yukarıda açıklanan yönteme uygun biçimde tebliğ edilerek temyiz süresi geçtikten sonra ve gerektiğinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 12/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.