YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2409
KARAR NO : 2011/3316
KARAR TARİHİ : 11.04.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1.7.1984- 7.8.1995 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 1.7.1984-7.8.1995 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde aralıksız çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, istemin kabulüne karar vermiştir.
Yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın 86/9. ve 506 sayılı Yasanın 79/10. maddeleri olan bu tür davalarda, öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği, ya da çalışmalarının Kurumca tespit edilip edilmediği araştırılmalı, işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı belirlenmeli, daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu sürekli mi kesintili mi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işverenle, işçiyle ve işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre isticvap olunmalı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli, özellikle aynı işyerinde bir kısım çalışanların çalışmaları devamlılık arz ederken, bir kısım çalışanların çalışmalarının neden eksik gösterildiği üzerinde durulmalı, sebebi araştırılmalı, mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef gibi görevlileri ile işyeri bordrolarında yer alan ve uyuşmazlık konusu dönemi kapsayacak şekilde çalışmaları sürekli olan çalışanlar ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinin kayıtlarından saptanmış ya da yapılacak araştırma ile belirlenmiş kimseler dinlenmeli, tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli, öte yandan çalışmaların geçtiği ileri sürülen yer bir kamu kuruluşu tarafından çalıştırılıyor ise çalışanların kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının esas olduğu dikkate alınarak öncelikle bu belgeler getirtilerek incelenmeli, kayıt dışı kalan çalışmaların hangi nedenle bildirim dışı kaldığı üzerinde durulmalı, araştırma buna göre yapılmalı, böylece çalışma olgusu hicbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde sağlıklı bir biçide açıkca belirlenmelidi. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2004/21-480-579, 2005/21-409-413, 2006/21-43-98, 2007/21-552-559 ve 2008/21-343-347 sayılı kararları da bu yöndedir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, çalışmanın geçtiği yerin İl Özel İdaresinin % 96 oranında hisse ile ortağı bulunduğu … Gıda A.Ş.’ne ait ve fabrikası olduğu, işyerinin 13.2.1984-30.11.1998 tarihleri arasında Kanun Kapsamında bulunduğu, davacının 1.7.1984 tarihinden itibaren başlayan işyerindeki çalışmalarının bazı yıllar eksiksiz, bazı yıllar ise kısmen davalı Kuruma bildirildiği mahkemenin yeterli araştırma yapmaksızın, aynı işyerine karşı aynı süredeki çalışmaların tesbiti için dava açmış bulunan diğer bir kısım davacıların tanık olarak beyanlarını alarak sonuca gittiği görülmüştür.
Dava dosyası ile benzer diğer dava dosyalarındaki dönem bordroları ve hizmet cetvellerinin incelenmesinde, işyerindeki bir kısım çalışanın çalışmalarının tam olarak gösterildiği ve çalışmalarının Kurum kayıtlarında da aynen yer aldığı ve üzerinde uyuşmazlık bulunmadığı, bir kısım çalışanın işyerinde geçen çalışmaları dönem bordrolarında tam olarak mevcut olup, çalışmaları süreklilik arzetmekle birlikte bunlardan bir bölümünün Kurum kayıtlarında yer almaması nedeniyle uyuşmazlık çıktığı ve taleplerinde haklı oldukları, davacının da içinde bulunduğu bir grup çalışanın ise çalışmalarının bazı yıllar tam, bazı yıllar eksik gösterildiği ve bu eksik çalışmalarından bir bölümünün de Kurum kayıtlarında görülmediği, eksik gösterilen çalışmalar yönünden davalı işverenin “işin yoğun olduğu dönemler halinde çalıştırıldıklarına” ilişkin beyanı da dikkate alınarak, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yapılmadığı, içtihatlara uygun tanık dinlenilmediği, işyeri defter kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak, işin gerçekten bazı yıllar yoğun olup, olmadığının ve çalıştırılmanın buna göre gerçekleşip, gerçekleşmediğinin belirlenmediği, sonuç olarak yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile sonuca varıldığı ortadadır.
Yapılacak iş; yukarıda açıklandığı şekilde inceleme ve araştırma yapılarak tüm deliller birarada değerlendirilip çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan işverene iadesine, 11.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.