YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6685
KARAR NO : 2010/1769
KARAR TARİHİ : 22.02.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 04/02/2009
Nosu : 2006/439-2009/18
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı ve davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. Nazan Orhan gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, yanlar arasında bağıtlanan bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının tazminat talebinin yerinde olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, bir aylık fesih süresi verilmesi nedeniyle yoksun kalınan karın 15.775.44 TL olduğu, talep edilen kıdem tazminatları, cari hesap sözleşmesinden doğan alacak ve piyasadan tahsil edilmemiş olan alacak kalemlerinin davalı tarafından tazmini gerekir zarar olarak kabul edilemeyeceği, bu talepler ile yapılan fesih arasında illiyet bağının bulunmadığı ve bu taleplerden davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle 15.775.44 TL yoksun kalınan kar bedeli alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Avukat Nur Musa Ergin 05.08.2008 havale tarihli dilekçesinde davalının vekaletinden azil nedeniyle ayrıldığını bildirmiş ise de, daha önce davalı adına dilekçeler vermiş ve oturumlara katılmıştır. Bu durumda kısmen dahi olsa kendini vekille temsil ettirmiş bulunan davalı yararına isteğin reddedilen bölümü üzerinden avukatlık vekalet ücretine takdir edilmesi gerekirken mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (Prof. Dr. Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü 5. Baskı 1991, 3719 sh. 3. paragraf)
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harçların istek halinde iadesine, 22.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.