Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/4251 E. 2010/7591 K. 16.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4251
KARAR NO : 2010/7591
KARAR TARİHİ : 16.06.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 26.01.2009
Nosu : 141-13

Taraflar arasındaki kayıt-kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili Side Denizbükü mevkiinde bulunan 758 (sonradan 667 ada, 11 parsel) taşınmazın Hazine adına kayıtlı iken, 28.2.1992 tarihinden geçerli olmak ve tatil köyü yapılmak üzere 49 yıllığına irtifak (üst) hakkı tesisi suretiyle davalıya bırakıldığını; davalının taahhüt senedinin 13 üncü maddesine aykırı olarak parseli T. Vakıflar Bankası TAO’na devrettiğini, adı geçenin de 25.10.2001 günü Taksim Otelcilik AŞ.ne sattığını;
2003, 2004 ve 2005 dönemine ait irtifak hakkı bedellerinin masaya kaydı için yapılan başvurunun iflas idaresince reddedildiğini iddia ederek iflas idaresi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı iflas idaresi vekili tatil köyünün iflastan önce cebrî icra yolu ile satıldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre 22.477,92 TL. irtifak hakkı bedeli ile 10.762,47 TL. gecikme zammı toplamı 33.240,39 TL alacağın masa alacağı olarak masaya kayıt ve kabulüne, 2006 yılı irtifak hakkı bedeli dava konusu edilmediğinden bu konuda karar vermeye yer olmadığına karar verilmiş; hüküm davacı vekili ile davalı iflas idare memurunca temyiz edilmiştir.
Kayıt kabul davası iflas alacaklarının, bir diğer ifade ile iflastan önce oluşan alacakların masaya kaydı amacıyla açılır. Davacının istemi, iflas tasfiyesinin devamı sırasında tahakkuk eden alacaklara ilişkin olup, bu istem kayıt kabul davasının konusu olamaz. Mahkemece davanın normal bir alacak davası olarak görülmesi ve sübut halinde tahsil hükmü kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.