YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12886
KARAR NO : 2010/8277
KARAR TARİHİ : 30.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 17.06.2009
No : 142/174
Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili müvekkilinin davalı şirkete abrasiv satıp teslim ettiğini, davalı yanca faturanın kabul edildiğini ancak 21.1.2006 ve 11.5.2006 günlü faturalardan bakiye kalan 50.620,-TL borcu ödemekten kaçındığını, teslimden bir yıl sonra ayıp ihbarında bulunulduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %40 oranında icra inkâr tazminatına mahkûmiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili uyuşmazlığın davacının iddiasının aksine 8.11.2005 ve 16.11.2005 günlü fatura kapsamındaki mallardan kaynaklandığını; satım sözleşmesinin feshi nedeniyle takip konusu borcun hiç oluşmadığını, davacıya yapılan ayıp ihbarı sonrasında, davacının malları başkasına satmayı vaad ettiğini, ancak gereğini yapmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı vekili karşı davasında malların alıcılar tarafından kendisine iade edilmesinden ve davacı yanca bunların alınmaması üzerine yapılan stok giderlerinden oluşan zararın şimdilik 6.000,-TL.lik kısmının tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporlarına göre satılan abrasivlerdeki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu; 8.11.2005 ve 16.11.2005 tarihlerinde teslimatın yapıldığı, davalının 10.12.2005 günü ayıplı malların sağlamlarıyla değiştirilmesini istediği, 27.1.2006 günlü faks yazısıyla ayıplara rağmen malları satabilmenin mümkün olduğunu belirterek ilave 2 konteynır mal istediği ve bu suretle malı ayıplı haliyle kabul ettiği; gizli ayıbın ortaya çıkmasından sonra borcunu ödediği, tekrar satışlar yaptığı ve iadelerin sonraki tarihlerde geldiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, temerrüt gerçekleşmediğinden işlemiş faiz isteminin reddine; karşı dava ile tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş; hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 30.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.