YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3677
KARAR NO : 2010/1372
KARAR TARİHİ : 11.02.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :16.05.2007
No :232-477
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin Gündoğdu beldesinde inşaatına başladığı dükkanlardan birini 26.04.2004 tarihinde davalıya kiralama konusunda davalıyla anlaştıklarını, dükkanların yapımı devam ettiğinden davalıdan kira bedeline mahsuben 15.000.000.000.TL aldığını, buna karşılık davalıya sadece bedeli yazılı senedi imzalayarak verdiğini, dükkanların inşası bittikten sonra, davalı ile diğer dükkanları kiralayan kiracılar arasında yer seçiminde anlaşmazlık çıktığını ve kendisine kalan yerden memnun olmayan davalının, dükkan kiralamaktan vazgeçtiğini, bunun üzerine alınan para iade edilmek istenmesine rağmen davalının almadığını ve senedi doldurarak icra takibine koyduğunu, müvekkilinin ihtirazı kayıtla ödeme yaptığını iddia ederek müvekkilinin söz konusu senetten dolayı 24.821.230.000 TL dışında borçlu olmadığının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 12.12.2005 havale tarihli dilekçesinde, davacı iddiasının asılsız olduğunu, almış olduğu ihtiyati tedbir kararı neticesinde takibin durmasına neden olup, müvekkilinin alacağını zamanında almasına engel olduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece davacının iddiasını yazılı delille ispatlayamadığı, teklif edilen yeminin davalı yanca usulen eda edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyizine gelince; İİK.nun 72/4.maddesi hükmü gereğince menfi tespit davası alacaklı lehine sonuçlandığı takdirde, ihtiyati tedbir nedeniyle alacağını geç almış olan alacaklı lehine ve hiçbir talebe gerek olmaksızın %40’dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerekir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek davalı alacaklı yararına tazminat talebi ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.