YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3959
KARAR NO : 2010/7634
KARAR TARİHİ : 16.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 03.10.2005
Nosu : 536-566
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunması nedeniyle davalıya teminat amacıyla 371.000.000.000.-TL.lik ve 408.777.149.545.-TL.lik iki adet çek verildiğini, davalının teyit ettiği borç bakiyesi 362.803.684.360.-TL.olduğu halde davalının alacaklı olmadığı, 18.12.1997 keşide tarihli 408.777.149.545.-TL.lik çeki takibe koyduğunu ileri sürerek müvekkilinin çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çekin bir ödeme vasıtası olduğunu, borç ödeme dışında teminat amacıyla verildiğini söyleyen davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda takip tarihi itibariyle davacının davalıya 222.570.758.913.-TL.borçlu olduğu, bu borç miktarının davalının takibe koyduğu çekten düşülmesi sonucu çekin 186.206.390.632.-TL.lik kısmının karşılıksız kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davaya konu çekten dolayı davalıya 186.206.390.632.-TL.borçlu olmadığının tespitine, davacının % 40 tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, çekten dolayı borçlu bulunulmadığının tespitine ilişkindir. Kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir. Somut olayda davacı dava konusu çekin teminat amacıyla verildiğini iddia ettiğine göre kuralın aksi yönündeki bu iddiasının HUMK.nun 290.maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Mahkemece bu yönün gözetilmemesi isabetsiz olduğu gibi davacı vekili, 28.03.1999 tarihli dilekçesiyle harcı ikmal etmelerinin mümkün olmadığını belirterek davanın 5.000.000.000.-TL.üzerinden yürütülmesini ve taleplerinin bu miktarla sınırlı olarak değerlendirilmesini talep ettiğine göre bu yöndeki beyanlar da gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.