YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4567
KARAR NO : 2010/1270
KARAR TARİHİ : 10.02.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :23/12/2008
Nosu : 720/691
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalılardan …’ün İstanbul 13.İcra Müdürlüğü’nün 2005/11527 sayılı dosyasında icra takibine konu ettiği bonolarda müvekkili şirketin borçlu davalı şirketin lehtar, davalı …’ün ciro yoluyla hamil olarak gözüktüğünü, ancak bonolardaki imzaların müvekkilinin yetkili temsilcisine ait olmadığını ileri sürerek bonolardan dolayı müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının belirttiği icra takibinin İcra Hakimliğince iptal edilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda bonolardaki borçlu imzalarının davacı şirketin yetkililerine ait olmadığının belirlendiği, ancak davalı …’ün icra takibinde kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davacının icra takibine konu yapılan 18.12.2004 tanzim tarihli 30.04.2005 vade tarihli, 20.12.2004 tanzim tarihli 30.06.2005 vade tarihli, her biri 12.500.00 YTL bedelli bonolardan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece her ne kadar 18.11.2008 tarihli grafoloji ve sahtecilik uzman …’ın düzenlediği, bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmişse de davalılar vekili bu rapora karşı verdiği itiraz dilekçesinde davacı yetkili temsilcileri hakkında “unsuru eksik kambiyo evrakı düzenleyerek dolandırıcılık ve sahte evrak düzenlemek” suçlarından dolayı Şişli Cumhuriyet Savcılığı’nca hazırlık soruşturması yapıldığından bahsetmiştir. Mahkemece davalılar vekili tarafından belirtilen hazırlık soruşturması evrakları ve davacı temsilcileri hakkında dava açılmışsa ceza mahkemesi dava dosyası getirtilmeli, bilirkişi raporu alınmışsa incelenip gerekirse Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınıp uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.