YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4572
KARAR NO : 2010/13716
KARAR TARİHİ : 02.12.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 29.12.2009
No : 1345-2508
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, takibe konu çekin müvekkili tarafından dava dışı …’ya hatır çeki olarak verildiğini, adı geçenin çeki ödemeyince davalı alacaklıya 30.07.2009 keşide tarihli 9.000.00.-TL bedelli çeki verdiğini, borç ödenmesine rağmen dava konusu çekin iade edilemeyerek icra takibine konulduğunu iddia ederek takibe konu 6.000.00.-TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının müvekkiline borcu bulunduğunu, davacının iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, davacıyla dava dışı … arasındaki ilişkinin davalı tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, 03.04.2009 tarihinde yapılan haciz sırasında davacının borcu kabul ettiğini, 30.07.2009 keşide tarihli çekin davacıyla ve takibe konu çekle bir ilgisinin bulunmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile davacının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, ödeme aracı olan çeki, keşide edenin başkasına hatır çeki olarak verildiğini ileri sürmesi, çeki ciro yoluyla edinen kişiyi bağlamayacağı, bu nedenle davacının çekin hatır çeki olduğunu, başka borcun bir çekle ödendiğini, davalıya karşı ileri sürülemeyeceği, 6.000.00.-TL’lik takibe konu edilen çekin ödenmediği, bu yüzden davalının çek keşidecisi olan davacıdan çekin bedelini isteyebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı delilleri arasında bulunan ve davalı şirket müdürü Mithat Baykal imzalı 26.03.2009 tarihli belge üzerinde durulup, irdelenmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 02.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.