YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13612
KARAR NO : 2013/3172
KARAR TARİHİ : 25.02.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarını iptal eden kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, emekli olmak için tahsis talebi ile kuruma başvuruda bulunduğunu, ancak Afyonkarahisar Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kocatepe Sosyal Güvenlik Merkezinin 26/12/2009 tarih ve 6918199 sayılı yazısı ile 1260 gün şartını yerine getirmediğinden başvurusunun reddedildiğini, yazının alt kısmında davalı şirkette geçen çalışmalarının müfettişlik kararı ile iptal edildiğinden bu sürelerin dikkate alınmadığının belirtildiğini, Kurumun yazısında çalışmaların iptal edildiği süreler belirtilmediğinden …Ticaret Tekstil San Tic. Ltd. şirketindeki hizmet sürelerinin iptal edilen kısmında çalışmış olduğunun tespitini ve aleyhine olan kurum işleminin iptalini istemiştir.
Mahkemece, davacının davasının kabulü ile davacının davalı şirketteki hizmet sürelerinin iptal edilen kısmındaki sürelerin çalışmış olduğunun tespiti ile aleyhe olan kurum işleminin iptaline, davacının tespite konu çalışma süreleri yönünden 22/03/2011 tarihli bilirkişi raporunun kararımızın eki olarak sayılmasına karar verilmiş ise de, bu hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmıştır.
Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeniyle ilgili olup, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği açıktır.
Dosya kapsamına göre, davalı işveren tarafından davacının 21/02/2007 tarihinde işe girdiği bildirimini içeren işe giriş bildirgesinin aynı gün Kuruma verildiği, sigorta hizmet cetveline göre ise, 21/02/2007 ile 23/06/2008 tarihleri arasında davalıya ait … sicil numaralı işyerinden tam bildirim yapıldıktan sonra iptal edildiği, davacının 2007/12. aydan itibaren … sicil numaralı işyerinden bildirimlerinin devam ettiği anlaşılmaktadır.
Kurum tarafından, sigorta müfettişince yapılan yerel denetim ve tahkikat sonucu düzenlenen rapora göre işlem yapılmıştır. Dosyada, raporun sadece sonuç bölümü bulunmakta olup, buna göre, … Ltd Şti’nin, davalı şirkete devredildiği, devir sonrasında, … Ltd Şti’ne ait … sicil numaralı işyeri dosyasından yapılması gereken bildirimlerin, yeni işyeri dosyası açılarak yapıldığı, yeni işyeri dosyasının (… sicil numaralı) iptali gerektiği, devamla davalı işverenin çalışma bildirimi yaptığı 182 kişinin sigortalı niteliğinin bulunmadığı, çalışmadıkları halde çalışmış gibi bildirim yapıldığından bildirimlerin iptali ile, işyeri yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiği sonucuna varılmıştır. Ancak, raporun sonuç kısmı dışında diğer bölümleri eksik olup, davacının isminin bu listede bulunup bulunmadığı ve hangi olgulara dayalı olarak sahte bildirim yapıldığı sonucuna varıldığı anlaşılamamaktadır.
Ayrıca, müfettiş raporu ile davacının çalışmalarının hangi kısmının iptal edildiği tespit edilmeden hüküm kurulması doğru değildir. Bu haliyle hükmün uygulama kabiliyeti bulunmamaktadır.
Bu nedenle öncelikle, bahsi geçen müfettiş tutanağı tüm ekli tutanakları ile celp edilmeli, hangi maddi olgulara dayalı olarak sahte bildirim bulunduğu sonucuna varıldığı tespit edilerek irdelenmeli, savcılık soruşturması varsa ceza dosyası celp edilmeli, işyeri dönem bordro çalışanlarından mahkemece re’sen seçilenlerin beyanlarına başvurulmalı ve bu döneme ilişkin bildirimlerin fiili çalışmaya dayalı olup olmadığı kuşkuya yer bırakmaksızın ortaya konulmalı ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kabule göre de, bakiye harcın davalı işverenden alınması gerekirken Kurumun harçtan muaf olduğu gözetilmeksizin davalılardan alınmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.