Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/6323 E. 2010/4510 K. 15.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6323
KARAR NO : 2010/4510
KARAR TARİHİ : 15.04.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 31.07.2007 tarihli sözleşme uyarınca 26.07.2007-26.07.2008 tarihleri arasında,müvekkili şirkete ait konaklama tesislerinde davalıya ait otobüslerin günde (4) defa konaklama yapması hususunda mutabakat sağlandığını,müvekkilinin buna karşılık her bir otobüs için davalı firmaya ödeme yapmayı taahhüt edip, (1) yıllık ücretin de (4) adet çekle davalıya ödendiğini, ancak bir süre sonra davalıya ait araçların konaklama yapmamaya başladıklarını, 09.04.2008 tarihinden itibaren ise hiçbir aracın konaklama yapmadığını, bu suretle sözleşme dönemi içinde (718) aracın müvekkili şirkette konaklama yapmadığını bono bedelinin de 14.360 YTL olduğunu, bu bedelin tahsili için girişilen takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının konaklama tesisindeki temizlik ve hijyen kurallarına uyulması gerekirken buna riayet edilmediğini ve müşterilerden şikayet geldiği bazı personelin müşterilere kötü ve kaba davrandığı, bu nedenle bazı araçların tesiste durmamaya başladığı, davacının sözleşme hükümlerini ihlal ettiği, davacının otobüslerin hiç durmadığını iddia ettiği 09.04.2008 tarihinden (9) gün sonra takibe geçtiğini davacının haklı olsa dahi (9) günlük zarar talep edebileceği ileriye dönük henüz doğmamış bir zararın talep edilmesinin mümkün olmadığını öne sürerek davanın reddi ile %40 tazminata hükmedilmesini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasındaki 31.01.2007 tarihli sözleşme uyarınca, davalı otobüs firmasının sözleşme süresince davacıya ait konaklama tesislerinde günlük (4) otobüsün mola vereceğinin kararlaştırıldığı, tesise girmeyen her bir otobüs için davalı otobüs firması tarafından davacıya ödeme yapılacağının hüküm altına alındığı,davacının sözleşme uyarınca davalıya 25.000 TL ödeme yaptığı ancak taraflar arasında uyuşmazlık çıkması üzerine davacının takibe geçmek suretiyle sözleşmeyi fesh ettiği, davacının tesislerde konaklama yapmayan otobüslerin sayısını ispat etmek zorunda olduğu ancak sunulan defter kaydının ticari defter niteliğinde olmadığı için yazılı delil olarak kabul edilemeyeceği, davalının takip tarihinden önce de otobüslerinin davacıya ait tesislere uğramaya başladıklarını kabul ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İtirazın iptali davaları kural olarak itiraz üzerine duran takiplerin yeniden devamını sağlamaya yöneliktir. Bir başka anlatımla bu davalarda uyuşmazlık konusu olan dönem takip tarihinin öncesini kapsamaktadır. Davacı takip talepnamesinde 31.07.2007 tarihli sözleşme hükümlerinin ihlal edilmesi nedeniyle 14.360.00 TL’nın faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacının bu istemi sözleşmenin hem takip tarihinden önceki hem de sonraki dönemlerinin ihlal edilmesi sebebine dayanmaktadır. İtirazın iptali davasının özellikleri nedeniyle mahkemece davacının sadece takip tarihinden önceki döneme ilişkin talebinin değerlendirilmesi gerekir. Nitekim mahkemece takipten önceki dönemine ilişkin sözleşme ihlalinin (1) gün olduğu kabul edilmiş, davacı taraf bu sürenin daha fazla olduğu hususunu da ispat edememiştir. Hal böyle olunca mahkemece takip tarihinden sonraki dönem içinde değerlendirme yapılıp hüküm kurulması itirazın iptali davalarının niteliğine uygun olmadığından davalı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz itirazları yerinde görülüp, hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Sözleşmeye dayalı alacağı likit (hesap edilebilir) nitelikte olduğundan, davacı yararına İİK.nun 67/1 uyarınca tazminata karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle bu konuya ilişkin davacı talebinin reddinde de kabule göre isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.