Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/14124 E. 2012/16995 K. 10.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14124
KARAR NO : 2012/16995
KARAR TARİHİ : 10.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren … … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının temyizine gelince;
Dava, davacının 2926 sayılı Yasa kapsamında ….. … sigortalılığının ve 6111 sayılı Yasa’dan yararlanma hakkı bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
6270 sayılı Yasa’nın 13.maddesi ile 5510 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesine “24/7/2003 tarihli ve 4956 sayılı Kanunun 48 inci maddesi ile değişik, mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanunun 2 nci maddesi hükmü 2/8/2003 tarihi öncesi için de uygulanır.” fıkrası eklenmiştir.
5510 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci madde ile kadın sigortalılara ilişkin uyuşmazlıkların çözümü amaçlanmış ise de düzenlemenin yürürlüğe girmesi ile birlikte mevcut uyuşmazlıkların kendiliğinden çözüldüğü söylenemez. Mahkemece, davacı tarafa yasal düzenleme doğrultusunda Kuruma başvurmak üzere uygun bir süre verilerek Kurumca idari aşamada yapılacak işlemlerin sonucu beklenmeden yasal düzenlemenin yürürlüğe girmesi ile birlikte uyuşmazlığın çözüme kavuştuğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre, delillerin toplanmasına ilişkin ara karar gereği yerine getirilmeden karar verildiği için vekalet ücretinin yarısı olan 600,00 TL nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş ise de davacının bir kısım delillerini dava dilekçesi ekinde ve ayrı bir dilekçeyle sunduğu gibi bir kısım delillerin toplanması için de gereken masrafların ödenmesi üzerine mahkemece toplandığı anlaşılmakla davacı yararına tam avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde yarı avukatlık ücretine hükmedilmesi de doğru değildir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.