YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11037
KARAR NO : 2010/5015
KARAR TARİHİ : 26.04.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, buna rağmen davalının müvekkili aleyhine icra takibine giriştiğini, takibin kesinleştiğini belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibinin itiraza uğramadan kesinleştiğini, davacı şirketin araç kiraladığını, fatura bedelini ödemediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili, 23.1.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile davaya 9.841.33.-TL üzerinden istirdat davası olarak devam edilmesini, ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi yürütülmesini ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda; davacı şirketin araç kiralama bedelinden sorumlu olduğu, ancak davacı şirketin takipten önce temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 732.90.-TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte istirdadına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davaya konu alacağın dayanak belgesi 29.9.2006 tarihli araç teslim tutanağının dava dosyasına sunulan sureti …, KBG Ltd.Şti.adına düzenlenmişken, Cumhuriyet Savcılığının Hazırlık Soruşturması dosyasına sunulan suretinde ise … adına düzenlendiği görülmüştür.
Mahkemece, bu belgenin üzerinde sonradan bir ilave yapılıp yapılmadığı araştırılmadan ve Cumhuriyet Savcılığınca ifadesi alınan …’ın anlatımlarının taraflar arasındaki ilişkinin çözümünde etkili olup olmadığı üzerinde durulmadan eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 750.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.