Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10227 E. 2010/4366 K. 14.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10227
KARAR NO : 2010/4366
KARAR TARİHİ : 14.04.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … ile davalı vek.Av. …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-

Davacı vekili, öğretmen olan müvekkilinin davalının sahibi olduğu dershanede çalışmaya başlarken, kendisinden dershanecilikte teamül ve çalışma prensibi gereği olduğu ifade edilerek vade tarihi boş bırakılmış bono alındığını, diğer öğretmenler için de benzer bir uygulamanın yapıldığını, müvekkilinin istifası üzerine bononun verilme sebebini gösteren alt kısmı kesilip, vade tarihi doldurularak icraya konulduğunu belirterek müvekkilinin sözkonusu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bononun tanziminden itibaren 1 yıllık hile iddiasına yönelik zamanaşımının dolduğunu, davanın ancak yazılı belge ile ispatlanabileceğini, bononun dershanenin kuruluş çalışmaları sırasında ortaklık/katılma payı edimi olarak düzenlendiğini, kendisinden bono alınan diğer öğretmenlerle birlikte müvekkili arasında bir gizli şirket ilişkisi bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bonoda “nakden” kaydı bulunduğu, davalı vekilinin ise ortaklık katılma payı edimi olarak bononun alındığını savunarak senedi talil ettiği, bu durumda ispat yükünün davalıya geçtiği, davalı tarafın savunmasını ispat edemediğini belirterek davanın kabulü ile sözkonusu bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine, karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 750.00.-TL duruşma vekalet ücretinin birbirlerinden alınarak, yekdiğerine ödenmesine, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 14.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.