Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/14610 E. 2012/5035 K. 27.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14610
KARAR NO : 2012/5035
KARAR TARİHİ : 27.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafça müvekkili aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığını ve takibin kesinleştiğini, icra dosyası içerisinde bulunan veresiye fişlerine göre takibe konu borcun … plaka sayılı araca alınan akaryakıta ilişkin olduğunu, … plaka sayılı aracın davadışı … Nak. Mah.Tic.Ltd.Şti’ ne ait olduğunu, müvekkilinin bu dönemde adı geçen şirketin … plakalı aracında sigortalı şoför olarak çalıştığını, bu nedenle veresiye fişlerinin müvekkili adına düzenlendiğini, esasen müvekkilinin davalı şirkete bizzat herhangi bir borcunun olmadığını, asıl borçlu olan davadışı … …Mah.Tic.Ltd.Şti’nce akaryakıt borçlarına istinaden yine bu şirket adına kayıtlı … plaka sayılı aracın Bolu 3. Noterliği’ nin 23.03.2006 tarih ve 05608 yevmiye nolu satış senedi ile davadışı …’a satıldığını ve işbu aracın bedelinin …’un hesabından davalı yetkilisinin hesabına aktarıldığını, takibe konu borcun davalıya müvekkili tarafından bizzat ödendiğini ve söz konusu tahsil makbuzlarında da … plaka sayılı araca ait akaryakıt borcuna istinaden ödeme yapılmış olduğunun belirtilmiş olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin davalıya 10.000,00-TL borçlu olmadığının tespitine ve % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının başta borcunu ödemek için süre verilmesini istediğini ve takibe de itiraz etmediğini, iki yıl kadar bir süre sonra borcunu inkar ederek işbu davayı açmasının kötüniyetli olduğunu, davacının işçi sıfatıyla gözüktüğü şirketin davacının babası ve akrabalarına ait olduğunu, dolayısiyle davacının işçi gibi hareket etmediğini, … plakalı araç satışından ödendiği belirtilen miktarın zaten borç bakiyesinden düşüldüğünü, davacının hem işçi olduğunu hem de bizzat borcu ödediğini belirterek çelişkiye düştüğünü, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddi ile % 40′ tan aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya takip tarihi itibariyle 17.513,65 TL borçlu olduğuna ve bu rakam haricinde borçlu olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı Vkili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, akaryakıt satımından dolayı alacağın tahsili için davalı tarafından başlatılan icra takibinde borçlu olmadığının tespiti istemiyle menfi tespit talebinde bulunmuş, mahkeme bilirkişi … tarafından düzenlenen 07.06.2011 tarihli bilirkişi raporuna itibar ederek davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermiş ise de, dosya içerisinde bilirkişi … tarafından verilmiş bir rapor olmadığı, …’ e dosyanın tevdi edildiği, yemin tutanağı düzenlendiği, bunun dışında 02.05.2011 tarihinde yemin tutanağı düzenlenerek dosyanın bilirkişi …’ a teslim edildiği, … tarafından 07.06.2011 tarihinde dosyaya rapor sunulduğu anlaşılmıştır. Dosya içerisinde varolmayan … tarafından düzenlenen 07.06.2011 tarihli bilirkişi raporuna atıf yapılarak bu rapora istinaden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.