Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2014/4331 E. 2014/9458 K. 13.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4331
KARAR NO : 2014/9458
KARAR TARİHİ : 13.11.2014

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Darıovası Köyü 129 ada 20 ve 21 parsel sayılı sırasıyla 9196,92 m2 ve 4877,93 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, 20 nolu parsel …, 21 nolu parsel 1/2’şer hisse ile … ve … adlarına tespit edilmiştir.
Davacı …, 129 ada 20 ve 21 nolu parsellerin babası ..ye ait olduğu iddiasıyla, tüm mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Davacılar … ve arkadaşları, 129 ada 21 nolu parselde kendilerinin de hissesi bulunduğu iddiasıyla dava açmışlardır.
Davacı Hazine, 129 ada 21 nolu parselin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ve Hazine adına tescili istemiyle; davacı … Yönetimi ise, 129 ada 21 nolu parselin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla ayrı ayrı dava açmışlar, bu davalar, temyize konu dosya ile birleştirilmiştir.
Orman Yönetimi, 16.06.2010 tarihli müdahale dilekçesiyle, 129 ada 20 nolu parselin orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, Hazine ve Orman Yönetiminin davasının kabulü ile, dava konusu Darıovası Köyü 129 ada 20 ve 21 nolu parsellerin tespitinin iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan … tarafından her iki parsele yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 19.11.1992 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
1- Davalı …’ın dava konusu 129 ada 21 nolu parsele yönelik temyiz itirazları bakımından;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, dava konusu taşınmazın memleket haritasındaki ve kadastro paftalarındaki konumuna göre, dört tarafı 129 ada 379 nolu orman parseli ile çevrili 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklığı niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu ve bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu belirlenerek, yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından hükmün onanması gerekmiştir.
2- Davalı …’ın dava konusu 129 ada 20 nolu parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın, tamamının orman olduğu gerekçesiyle orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmişse de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm
kurmaya yeterli değildir. İncelenen dosya kapsamına göre, dava konusu parsele Hazine tarafından açılmış bir dava bulunmamakta, sadece Orman Yönetiminin açtığı dava bulunmaktadır. Kesinleşmiş orman kadastrosu bulunan yerlerde, Orman Yönetimi ancak, kesinleşmiş tahdit içinde kalan yerlere ilişkin dava açabileceğinden, uyuşmazlık, kesinleşen tahdidin usulüne uygun şekilde uygulanması ile çözümlenmesi gerekir. Hükme dayanak alınan orman bilirikişi raporunda, taşınmazın kısmen orman tahdit hattı içinde, kısmen dışında kaldığı gösterilmiş, ancak, tahdit usûlüne uygun uygulanmadığı için bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidi ve 2/B uygulamasına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneğinin getirtilerek, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla yeniden yapılacak keşifte, 2 Eylül 1986 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Kanunun 2/B maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümünde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde, yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; davalı …’ın dava konusu 129 ada 21 nolu parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu parsel yönünden ONANMASINA,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; davalı …’ın dava konusu 129 ada 20 nolu parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsele yönelik olarak hükmün BOZULMASINA 13/11/2014 günü oy birliği ile karar verildi.