Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/4085 E. 2011/14970 K. 30.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4085
KARAR NO : 2011/14970
KARAR TARİHİ : 30.11.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :09/11/2010

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının tefeci olup, müvekkilini ağına düşürdüğünü, borcun fazlasıyla ödendiğini belirterek 30.06.2008 vadeli bonodan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı hakkında yürüttüğü birden fazla icra takibi olduğunu, borçlarını ödeyemeyince bu tür haksız davalar açtığını, iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu senedin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olmamasına rağmen davacının bonodaki imzayı inkar etmediği, dava dilekçesinde borcun ödendiği iddia edilmesine karşın bu konuda herhangi bir belge sunulmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekili, dava dilekçesinde delillerini belirtirken “sair yasal deliller” ifadesini kullanarak yemin deliline de dayanmış olduğundan, mahkemece davacı tarafa yemin hakkı hatırlatılması gerekirken, bu usule uyulmadan davanın reddine hükmedilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 30.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.