YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12946
KARAR NO : 2010/7098
KARAR TARİHİ : 08.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 14/09/2009
No : 209/599
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirketin kurucu ortaklarından dava dışı … … ile davalı arasında yurtdışında birlikte tela imalatı yapmak üzere anlaşma sağlandığını, ancak işlerin beklenildiği şekilde yürümemesi ve zarar edilmesi nedeni ile taraflar arasında ortaklığı ve işi sonlandırmaya karar verdiklerini, tasfiye aşamasında davalının ortaklığın başlangıcından bitişine kadar geçen süre içerisinde ortaya koyduğu paraların tamamını geri istediğini, hatta … …’in şahsından almış olduğu bonoları icraya koyacağını bildirdiğini ve sonuçta davalının keşidecisi … … olan 50.000.000 USD ve 20.000.00 USD bedelli bonolar üzerinde müvekkili şirkete ait sahte kaşe kullanmak suretiyle müvekkili şirketi de senet borçlusu haline getirdiğini, Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek, icra takibine konu olan bonolardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalının %40 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, İcra Hukuk Mahkemesinde davaya konu iddialar yargılama konusu yapıldığından öncelikle kesin hüküm ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, esasa ilişkin olarak da davacı şirket yetkilisi … …’in kendi sorumluluğundaki ortaklık harici nakdi harcamaları karşılayamadığından müvekkilinden borç aldığını ve karşılığında dava konusu senetleri verdiğini, davacının sahtecilik iddiasının yerinde olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı iddiası ile ilgili olarak … 4.Ağır Ceza Mahkemesinde davalı hakkında bonoda sahtecilik suçundan yapılan yargılama neticesinde, davalının davacı şirkete ait kaşeyi sahte olarak yaptırarak dava konusu bonolara da kaşeleri basmak suretiyle davacı şirketi borçlu konuma getiren işlemlerin sahte olarak yapıldığına ilişkin verilmiş mahkumiyet kararının kesinleştiği ve icra takibine konu iki adet bonodaki davacı şirkete ait kaşenin sahte olduğunun kesinleşmiş olduğu mahkeme kararıyla anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün Temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 08.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.