YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1350
KARAR NO : 2011/3431
KARAR TARİHİ : 17.03.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, 3167 sayılı yasanın 10. maddesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takiplerinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin süresi içerisinde farklı tarihlerde davacı bankaya 13 adet çek yaprağını ibraz ettiğini, davacı bankanın çeklerin karşılıklarının bulunmadığı gerekçesiyle karşılıksız şerhi düştüğünü, müvekkilinin çekin bankaya ibrazı esnasında asgari tutarın ödenmesini talep etmesine rağmen, bu istemin reddedildiğini bunun üzerine gönderdiği ihtarname ile davacı bankayı temerrüde düşürdüğünü alacağın tahsili için girişilen icra takiplerinin itirazsız kesinleştiğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre çeklerin düzenleme tarihlerinin 2008 yılı olduğunu bankaya 2008 yılı içerisinde ibraz edildiği, 2008 yılı içerisinde karşılıksız çıkan çeklerden dolayı muhatap bankanın her bir çek yaprağına ilişkin sorumluluğunun 435 TL olduğu, toplam davalı alacağının 7.224.00 TL olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve toplam alacak üzerinden % 40 oranında icra inkar tazminatının davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3167 Sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun” 10. maddesi uyarınca muhatap bankanın sorumluluğuna ilişkindir.
Davacı bankanın 3167 Sayılı Kanunun 4814 Sayılı Yasa ile değişik 10. maddesi hükmü gereği ödeme yükümlülüğünün doğması için, çek aslının onaylı fotokopisi verilmek üzere çek aslının davacı bankaya ibrazı gerekmektedir.. (YHGK’ nun 2.6.2010 gün ve 2010/19-251 esas, 2010 /301 karar) Hal böyle olunca mahkemece açıklanan hususlar üzerinde durulup, davacı bankannın sorumluluğu tartışılarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında, isabet görülmemiştir.
SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 17.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.