Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/4226 E. 2011/7191 K. 31.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4226
KARAR NO : 2011/7191
KARAR TARİHİ : 31.05.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av…. ve Av….ile davalı vek. Av. …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 20.01.2002 tarihinde Ankara ili ve ilçelerini kapsayan bayilik sözleşmesi akdedildiğini, 21.05.2005 tarihinde müvekkili şirket müdürünün davalı şirkete ürünlerin ambalajlarındaki hatalarını bildirdiğini, bunun üzerine davalı şirket müvekkilinden 23.02.2005 tarihli bağlantılı satış sözleşmesine istinaden müşteri çekleri ve teminat mektubu istediğini, 2005 yılına ait geçerli bir bağlantı sözleşmesi bulunmadığını, davalı taraf 10.06.2005 tarihinde noter aracılığıyla sözleşmeyi feshettiğini belirterek, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan müspet zarar, uğranılan zarar ile garantörlük kapsamında sözleşmede belirtilen cezai şartın tazmini ve ödenmeyen iskonto faturaları bedelinden oluşan 444.100 TL alacaklarından fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 13.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 8.9.2009 tarihli dilekçe ile toplam taleplerini 550.490,27 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi bayilik sözleşmesi ve her yıl yapılan bağlantılı satış sözleşmelerinin belirlediğini, davacının 23.02.2005 tarihli satış sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, 01.06.2005 tarihli faksla davacının uyarıldığı ve teminat istendiğini, davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine taraflar arasındaki tüm sözleşmelerin 10.06.2005 tarihli ihtarname ile feshedildiğini, davacının 2005 yılı için 1.000.000 koli su satmasının mümkün olmadığını, iskonto bedellerinin mal alınırken peşinen faturalardan düşüldüğünü bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davalının taraflar arasında geçerli olan 2002 tarihli sözleşmenin 9.9 maddesindeki 3 ihtarlı fesih prosedürüne uymaksızın sözleşmeyi feshetmesi sebebi ile sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 75.465,00 TL yoksun kalınan kar, 194.475,70 TL cari hesap, 116.891,82 TL iskonto alacağının dava tarihinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı şirket vekili, 15.04.2008 havale tarihli bilirkişi kurulu raporuna karşı vermiş olduğu 15.10.2008 tarihli itiraz dilekçesinde “…Davacı 2005 yılı için taraflar arasında “Bağlantılı satış sözleşmesi” imzalanmadığını, bu sözleşmenin yok hükmünde olduğunu iddia etmektedir. Oysaki taraflar arasında 23.02.2005 tarihli “Bağlantılı satış sözleşmesinin” imzalanmış olduğu cevap 15.11.2006 tarihli cevap layihasının 2/c bendinde bu sözleşmeden açık bir şekilde bahsedilmiştir. Ayrıca 24.01.2007 tarihli delil listemizin 3 nolu bendinde delil olarak belirtilmiş ve delil listesinde Ek-1 olarak da dosyaya sunulmuştur. Bu bağlantılı satış sözleşmesinin başlık kısmında “tamamdır” yazısı ile sözleşmenin alt kısmında Bayii yazan kısmında davacı şirket yetkilisinin imzası bulunmaktadır. Eğer davacının bu sözleşmedeki imzanın inkarı veya sözleşmenin sahteliği yönünde bir beyanı var ise, öncelikle bu sözleşmedeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Bu yönde bir inceleme yapılmaksızın doğrudan sözleşmenin geçerli olmadığından bahsedilmesi mümkün değildir.” şeklinde itirazlarını ileri sürmüş, ayrıca davalı 23.02.2009 tarihli dilekçe ekinde 23.02.2005 tarihli bağlantılı satış sözleşmesi aslını mahkemeye ibraz etmiştir.
Davalının belirtilen itirazından sonra mahkemece iki kez ek rapor alınmış ise de raporlar hesaplamaya ilişkin olup, itirazlara yönelik herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
Bu durumda mahkemece anılan sözleşmenin davaya etkisi üzerinde durulup,davalı şirket vekilinin itirazlarını da karşılayacak şekilde yeni oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınıp, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesis doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.