YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12378
KARAR NO : 2010/7850
KARAR TARİHİ : 22.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 16.6.2009
Nosu : 552-423
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince hernekadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı firmadan düzenli olarak boya ve yan ürünleri satın aldığını, karşılığını nakit ve çek /senetler ile ödediğini, davalının en son 10.000.-YTL. bedelli çeki almasına rağmen malzeme verilmediği için çekin karşılıksız kaldığını, buna rağmen haksız olarak ihtiyati haciz kararı alınıp hacze gelindiğini, muhafaza işlemlerinin engellenmesi için mecburen ödeme yapıldığını oysa icra takibi nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığını ileri sürerek takibin iptaline, çekin iadesine % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre davanın kısmen kabulüne, icra takibine konu edilen 10.000.00.-TL.lik çekten dolayı davacının davalıya 9.454.17.-TL.borçlu olmadığının tespiti ile davacının borçlu olmadığı halde sebepsiz ödediği 11.494.17.-TL.nin davalıdan istirdadına, aşan istemin reddine, koşulları oluşmadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir. B.K.nun 182/2.maddesinde ise aksine adet veya sözleşme mevcut değil ise satıcı ile alıcının borçları ayın zamanda ifa etmekle mükellef oldukları hükme bağlanmıştır. Bu durumda verdiği çekler karşılığında kendisine mal teslim edilmediği şeklindeki davacı iddiası belirtilen kuraların aksi yönde olduğundan davacının senede karşı olan bu yöndeki iddiasını HUMK.nun 290.maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlaması gerekmektedir. Mahkemece bu yönler üzerinde durulup tartışılmadan ve davalı vekilinin hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik ayrıntılı itirazları değerlendirilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.