Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/2896 E. 2010/347 K. 21.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2896
KARAR NO : 2010/347
KARAR TARİHİ : 21.01.2010

Mahkemesi :Sulh HukukMahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkilinin sahibi olduğu işyeri nedeni ile davalı kurumun elektrik abonesi olduğunu, işyerini 10.03.1994 tarihinde satmasına rağmen aboneliğini iptal ettirmediğini, işyerinde faaliyette bulunan dava dışı kişinin 2002 yılından beri (18) adet tüketim faturasını ödemediği için davalı kurumun müvekkili aleyhinde takibe geçtiğini, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının abone olması nedeni ile borçtan sorumlu bulunduğunu öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacının taşınmazını 10.03.1994 tarihinde sattığı, ancak aboneliğini devretmediği, işyerini kullanan dava dışı şahısların elektrik tüketimine ilişkin borçlarını ödememelerine rağmen,davalı kurumun elektriği kesmeyerek borcun artmasına sebep olduğu, davacının kullanmadığı elektrik bedelinden sorumlu olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 13.04.2007 gün 2006/11584 esas, 2007/3756 sayılı ilamında ayrıntılı olarak mahkemece izlenmesi gereken yol açıklanmıştır. Somut olayda davacı abone olduğundan abonelik sözleşmesi hükümleri gereği aboneliğin bulunduğu işyerinde kullanılan elektrik enerjisi bedelinden sorumlu olup, aynı zamanda fiili kullanıcı olması gerekmez. Hal böyle olunca mahkemece açıklanan yönler gözetilerek hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararı çerçevesinde değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, bozma kapsamı dışına çıkılarak olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.