Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/15377 E. 2013/3428 K. 28.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15377
KARAR NO : 2013/3428
KARAR TARİHİ : 28.03.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve arkadaşları vekili, birleşen dosya davacıları … ve arkadaşları vekili ve davalı Hazine vekili tarafından tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında …. İlçesi, ….. Köyü, …. ada … parsel sayılı 6384,54 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu gerekçesiyle ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tesbit edilmiştir.
Davacılar …, …, …, …, …, … ve … vekili tarafından ayrı ayrı verilen dava dilekçelerinde, dava konusu …. ada …. parsel sayılı parsel içerisinde kalan bir kısım taşınmazların müvekkilerinin kullanımında olduğunu iddia ederek dava açmışlardır.
Aynı köy 101 ada 857 parsel sayılı 2434,98 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle arsa niteliği ile … adına; 101 ada 858 parsel sayılı 1149,87 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle arsa niteliği ile … adına tesbit edilmiştir.
Davacı … vekili, söz konusu taşınmazlarda müvekkilinin kardeşi …. ile ½ şer hisse ile malik olduklarını iddia ederek, taşınmazların ½ hissesinin müvekkili adına tapuya tescili için dava açmıştır.
Yine, 101 ada 2353 parsel sayılı 186,20 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tapu miktar fazlası olarak arsa vasfıyla Hazine adına tesbit edilmiş; davacı … vekili, taşınmazın müvekkilinin kullanımında olduğunu iddia ederek, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
101 ada 834 parsel sayılı 155,40 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … tarafından emek ve masraf sarf edilerek arsa haline getirildiği ancak 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde öngörülen 20 yıllık zilyetlik şartının yerine gelmediği gerekçesiyle arsa vasfıyla Hazine adına tesbit edilmiş; davacı … vekili, taşınmazın müvekkilinin kullanımında olduğunu iddia ederek dava açmıştır.
Mahkemece ayrı ayrı açılan bütün davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, dava konusu 101 ada 976 nolu parselin fen bilirkişisi raporunda (A, B, C, D, E, F, G, H, I ve J) harfleriyle gösterilen kısımlardan oluştuğu, davacılar tarafından 101 ada 976 parselin fen bilirkişisi raporunda (A, B, C, D, E, F, G, H, I ve J) harfleriyle gösterilen kısımlara yönelik açılan davanın reddi ile; Mersin İli, … İlçesi, …. Köyü, …. Mevkii 101 ada 976 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbit tutanağında belirtilen miktar, ölçü ve vasıf ile davalı Hazine adına tapu siciline tesbit gibi tesciline, 101 ada 816, 817, 819 ve 856 parsellerin tesbit malikleri adlarına tapuya tescillerine, davacı …’in 101 ada 834 parsele yönelik açtığı davanın kabulü ile, … İli, … İlçesi, …. Köyü, …. Mevkii 101 ada 834 parsel sayılı taşınmazın Maliye Hazinesi adına yapılan tespitinin iptali ile, kadastro tesbit tutanağında belirtilen miktar, ölçü ve vasıf ile davacı … adına tapu siciline tesbit ve tesciline, davacı …’ın 101 ada 2353 parsele yönelik açtığı davanın kabulü ile …. İli, …. İlçesi, … Köyü, … Mevkii 101 ada 2353 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına yapılan tesbitinin iptali ile kadastro tesbit tutanağında belirtilen miktar, ölçü ve vasıf ile davacı … adına tapu siciline tesbit ve tesciline, 101 ada 857 parsele yönelik açılan davanın reddi ile … İli, … İlçesi, …. Köyü, …. Mevkii 101 ada 857 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbit tutanağında belirtilen miktar, ölçü ve vasıf ile davalı … adına tapu siciline tesbit ve tesciline, 101 ada 858 parsele yönelik açılan davanın reddi ile … İli, …. İlçesi, Narlıdere Köyü, … Mevkii 101 ada 858 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbit tutanağında belirtilen miktar, ölçü ve vasıf ile davalı … adına tapu siciline tesbit ve tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … ve arkadaşları vekili ile birleşen dosya davacıları … ve arkadaşları vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 27.12.2000 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1) Davacı … mirasçıları vekilinin 101 ada 857 ve 858 parsellere yönelik temyiz itirazları bakımından; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre ve mahkemece yapılan keşifteki yerel bilirkişi ve tanık beyanları doğrultusunda yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
2) Birleşen dosya davacıları … ve arkadaşları vekilinin 101 ada 976 parsele yönelik temyiz itirazları yönünden; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre ve 101 ada 976 parsel içerisinde bulunan temyize konu (A, B, C, D, E, F, G, H, I ve J) harfleriyle gösterilen bölümlerin, mahkemece yapılan keşif, yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile uzman bilirkişi raporları doğrultusunda, tamamının halen ham toprak niteliğinde olduğu davacılar tarafından herhangi bir kullanımın bulunmadığı, davacılar yararına 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddeleri gereğince kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının bulunmadığı belirlenerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
3) Davalı Hazinenin 101 ada 834 ve 101 ada 2353 parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince,
Temyize konu çekişmeli taşınmazlardan 834 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının edinme sebebi bölümünde 101 ada 834 parselin evveliyatında ham toprak niteliğindeki yerlerden iken 1998 yılında imar ve ihya edilmeye başlandığı, 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi gereğince 20 yıllık süre dolmadığından Hazine adına tesbit edildiği, 101 ada 2353 parselin ise 101 ada 823 ve 832 parsellere uygulanan tapunun miktar fazlası olduğu için Hazine adına tescil edildiği belirtilmektedir. Mahkemece yapılan keşif, yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile 101 ada 834 ve 101 ada 2353 parsel sayılı taşınmazların üzerindeki bitki örtüsü, meyve ağaçlarının yaşları ve kullanım durumu itibariyle 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddeleri gereğince davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığının anlaşılması karşısında, mahkemenin bu parsellere yönelik gerçek kişilerin davasının reddi ile tesbit gibi tescile karar vermesi gerekirken, toplanan deliller yanlış değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1 ve 2. bentlerde belirtilen nedenlerle davacı … mirasçıları vekili ve birleşen dosya davacıları … ve arkadaşlarının vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacılara ayrı ayrı yükletilmesine,
2) 3. bentde açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 28.03.2013 günü oy birliği ile karar verildi.