Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2014/8455 E. 2014/9764 K. 24.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8455
KARAR NO : 2014/9764
KARAR TARİHİ : 24.11.2014

MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … vekili, 18/12/1987 havale tarihli dilekçesi ile Balya ilçesi, Kavakalan köyü hudutlarında dilekçesinde sınırlarını bildirdiği dört parça tapusuz taşınmazların müvekkiline miras kaldığı ve müvekkilince satın alındığı, 20 yıldan fazla süredir zilyet olduğu iddiasıyla, taşınmazların müvekkili adına tapuya tescili istemiyle asliye hukuk mahkemesinde dava açmıştır.
Mahkemece, davanın orman kadastrosundan önce açılan orman kadastrosuna itiraz davası olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, kararın kesinleşmesi sonrasında dosya kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro mahkemesince davanın kabulüne, … mevkii 6464 m2, Aktaş mevkii 14416 m2 ve Azapalan mevkii 21.824 m2 yüzölçümlü taşınmazların davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11/12/2000 gün ve 2000/9699 E. – 10369 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma ilâmında özetle; “Mahkemece yapılan nitelendirmeye göre dava, orman tahdidine itiraz davası olup, kadastro mahkemesince davaya bakılarak sonuçlandırılmıştır. Karara dayanak alınan uzman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazların orman sınırları dışında kaldığı belirtildiğine göre, kadastro mahkemesince Medenî Kanunun 639. maddesi çerçevesinde tescil kararının verilemeyeceğinin gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.” denilmiştir.
Kadastro mahkemesince bozma kararına uyulduktan sonra, davanın Medenî Kanunun 639. maddesi çerçevesinde olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, kararın kesinleşmesi sonrasında dosya asliye hukuk mahkemesine gönderilmiştir. Asliye hukuk mahkemesince, davanın kabulüne; dava dilekçesinin birinci sırasında yer alan Aktaş mevkiindeki 14.416 m2, ikinci sırasında yer alan … mevkiindeki 6464 m2, üçüncü sırasında yer alan Azapalan mevkiindeki 21.824 m2 ve dördüncü sırasında yazılı taşınmaz hakkında kesin hüküm bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07/10/2003 gün ve 2003/7758 E. – 6612 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma ilâmında özetle: “Dariremizin yukarıda sözü edilen 11/12/2000 tarihli bozma ilâmında kadastro mahkemesi tarafından taşınmazların niteliğinin belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Buna rağmen, kadastro mahkemesince taşınmazların niteliği duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmemiştir. Taşınmazların orman sayılmayan yerler oldukları bildirilmişse de, kesinleşen 1946 yılı orman tahdidine ilişkin harita sağlıklı biçimde uygulanmamış, yeri saptanmamış, kroki düzenlenmemiştir. Bu nedenle önce görev almış bilirkişiler dışında, yeniden seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı ile yeniden keşif yapılıp, taşınmazların kesinleşmiş tahdit haritasına göre yeri duraksama yaratmayacak biçimde kesin olarak saptanıp, ortak imzalı rapor ve kroki düzenlettirilmelidir. Değinilen yöntemle taşınmazların konumu tam doğru olarak saptanıp taşınmazların niteliği tartışmasız biçimde belirlenmeden dava asliye hukuk mahkemesine aktarılmıştır. Asliye hukuk mahkemesince yapılacak iş: orman tahdidine itiraz davasının ayrılarak orman tahdidine itiraz yönünden görevsizlik kararı verilmesi, tescil davasının ise elde tutulmasıdır. Kadastro mahkemesince taşınmazların niteliği belirlendikten sonra tescil istemi hakkında bir karar verilebilir.” gereğine değinilmiştir.
Asliye hukuk mahkemesince bozma kararına uyulduktan sonra, orman tahdidine itiraz davasının tescil davasından tefrikine, bu dava yönünden mahkememizin görevsizliğine, karar verilmiş ve kesinleşme sonrasında dosya kadastro mahkemesine gönderilmiştir.
Kadastro mahkemesinde yargılama devam ederken yörede arazi kadastrosu yapılmış ve 101 ada 11, 113 ada 32, 124 ada 1 ve 114 ada 7 sayılı parsellere ait tutanaklar mahkemece davalı hale getirilmiş, 101 ada 11 sayılı parsele yönelik Hazine tarafından açılan dava ve asliye hukuk mahkemesi tarafından orman tahdidine itiraz yönünden tefrik kararı verilerek, tescil yönünden ayrılan dava da yörede kadastro çalışmaları yapıldığı ve görevli mahkemenin kadastro mahkemesi olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek gönderilmiş ve kadastro mahkemesince bu dava ile birleştirme kararı verilmiştir. Kadastro mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, 113 ada 32, 124 ada 1 ve 114 ada 7 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerindeki vasıflarına ve yüzölçümlerine bağlı kalınarak davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, 101 ada 11 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 26/08/2011 günlü krokili raporunda (A1) ile gösterilen 21.685,46 m2’lik bölümünün 101 ada 11 parsel numarası ile ve tarla vasfıyla müdahil davacı … adına, yeni birer parsel numarası verilerek101 ada 11 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 26/08/2011 günlü krokili raporunda; (A2), (A3), (A4), (A5), (A6), (A7), (A8), (A9), (A10), (A11), (A13), (A14), (A15), (A16), (A17), (A18), (A19), (A20), (A21), (A22), (A23), (A24), (A25), (A26), (A27), (A28), (A29), (A30), (A31), (A33), (A34), (A35), (A36), (A37) ve (A38) ile gösterilen bölümlerinin müdahil davacı … ve arkadaşları adlarına ayrı ayrı tapuya kayıt ve tesciline, (A12), (A32), (A40) ve (A41) ile gösterilen bölümlerinin Hazine adına ayrı ayrı tapuya kayıt ve tesciline, Hazine adına tesciline karar verilen ve (A32) ile gösterilen bölümün tarla vasfıyla, tesciline karar verilen diğer bölümlerin ise çalılık vasfıyla ve yine gerçek kişiler adlarına tesciline karar verilen bölümlerin ise tarla vasfıyla tescillerine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde, 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 28/08/1946 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu, 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 13/09/1994 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması ve 31/10/2007 – 29/11/2007 tarihleri arasında ilân edilen arazi kadastrosu vardır.
1) Davalı Hazine ve Orman Yönetiminin çekişmeli 113 ada 32, 124 ada 1 ve 114 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar ve 101 ada 11 parsel sayılı taşınmazda gösterilen (A2), (A3), (A4), (A5), (A6), (A7), (A8), (A9), (A10), (A11), (A13), (A14), (A15), (A16), (A17), (A18), (A19), (A20), (A21), (A22), (A23), (A24), (A26), (A27), (A28), (A29), (A30), (A31), (A33), (A34), (A35), (A36), (A379 ve (A38) bölümlerine yönelik temyiz itirazları yönünden;
Dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 113 ada 32, 124 ada 1 ve 114 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar ve 101 ada 11 parsel sayılı taşınmazda gösterilen (A2), (A3), (A4), (A5), (A6), (A7), (A8), (A9), (A10), (A11), (A13), (A14), (A15), (A16), (A17), (A18), (A19), (A20), (A21), (A229, (A239, (A24), (A26), (A27), (A28), (A29), (A30), (A31), (A33), (A34), (A35), (A36), (A37) ve (A38) ile gösterilen bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu ve çekişmeli 101 ada 1 sayılı parselin (24A) ile gösterilen bölümünün adına tescil kararı verilen müdahil … tarafından dayanılan 23/03/1994 tarih ve 4 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
2) Davalı Hazine ve Orman Yönetiminin çekişmeli 101 ada 11 parsel sayılı taşınmazın (A25) ile gösterilen bölüme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, davalı bölüme ilişkin olarak zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleştiği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, gerek 15/11/1989 tarihli orman bilirkişi raporunda gerekse de 12/11/1999 tarihli orman bilirkişi raporunda (A25) ile gösterilen bölümün 3.450 m2’lik kısımda, sık ve tam kapalılıkta, 10-20 kutur ve 15-20 m boylu meşe ağaçları bulunduğu belirlendiğine göre, meşe kaplı bulunan alana ilişkin olarak adına tescil kararı verilen kişinin 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinden taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak zilyetliği bulunmadığı anlaşıldığından, bu alana ilişkin olarak fen bilirkişiden zilyetlik bulunmayan ve meşe ağaçları ile kaplı olan bölüme ilişkin olarak infaza elverişli krokili ek rapor alınarak, meşe ağaçlı bölümün Hazine adına tesciline, kalan bölümün ise 3402 sayılı Kanunun 14, 17 ve 18. maddeleri koşullarının oluştuğu gözetilerek şimdi olduğu gibi kişi adına tesciline karar verilmesi gerekirken, (A25) ile gösterilen bölümün tümünün kişi adına tesciline karar verilmesi doğru olmadığından hükmün (A25) ile gösterilen bölüme ilişkin olarak bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda bir numaralı bentde gösterilen nedenler ile Hazine ve Orman Yönetiminin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
2) İki numaralı bentde gösterilen nedenler ile Hazine ve Orman Yönetiminin kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile 101 ada 11 parsel sayılı taşınmazın (A25) ile gösterilen bölümüne ilişkin hükmün BOZULMASINA 24/11/2014 günü oy birliği ile karar verildi.