Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/2267 E. 2010/4374 K. 14.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2267
KARAR NO : 2010/4374
KARAR TARİHİ : 14.04.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, Kozan İcra Müdürlüğünün 2005/1363 Esas sayılı dosyasında düzenlenen sıra cetvelinde 1. sırada yer alan …’un alacağının muvazaalı olduğunu, vergi dairesinin haczinin de müvekkilinin haczinden sonra konulduğunu belirterek, şikayet edilenlere ayrılan payın müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili müvekkiline ayrılan satış bedelinin eşyanın aynından kaynaklanan kamu alacağı niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, müvekkilinin alacağının muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı …’un borçlunun icra dosyasındaki borcunu ödeyerek alacağı temlik aldığı, vergi dairesinin alacağının da eşyanın aynından kaynaklandığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, sıra cetvelinde birinci sırada yer alan alacaklının alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek sıra cetveline itiraz davası açmıştır. Muvazaa iddiasıyla açılan sıra cetveline itiraz davasında ispat yükü davalı alacaklıdadır. Davalı alacaklının takip konusu alacağının gerçek bir alacak olduğunu usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir. Alacağı temlik edene ileri sürülebilecek tüm def’i ve itirazlar alacağı temlik alana karşı da ileri sürülebileceğinden, davalı …’un alacağı temlik aldığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi doğru değildir. Mahkemece bu davalıdan alacağın varlık ve geçerliliğine yönelik delilleri sorulup, toplanan tüm deliler birlikte değerlendirilerek, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir.
Ayrıca aynı davalıya yönelik olarak muvazaa iddiasıyla Şekerbank tarafından açılan sıra cetveline itiraz davasının kabulüne karar verildiği davacı tarafından iddia edilmiş olduğundan, anılan dava dosyasının da celp edilip diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi zorunludur. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 14.4.2010 günü oybirliği ile karar verildi.