Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2014/6290 E. 2014/9783 K. 25.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6290
KARAR NO : 2014/9783
KARAR TARİHİ : 25.11.2014

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, Gürpınar Köyünde 2010 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında orman sınırı dışına çıkarılan P II numaralı 2/B parselinin orman niteliğini kaybetmediğini belirterek orman sınırları dışına çıkarma işleminin iptalini istemiştir.
Mahkemece, taşınmazın orman sayılan yer olduğu belirlenerek, davanın kabulüne, taşınmazın orman niteliğinde olduğunun tespitine ve 2/B işleminin iptaline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6 aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna ve 2/B uygulamasına itirazdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 06.09.2010 tarihinde ilân edilen 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve ziraat bilirkişi raporlarına göre, çekişmeli taşınmazın eğiminin % 60-70, üzerinde bakımsız ceviz, fındık ve kızılağaç bulunduğu, toprağının orman toprağı olduğu, zeminde yaprak ve çürümüş ağaç parçacıkları bulunduğu, 1978 tarihli hava fotoğraflarında orman olarak gözüktüğü, bu hali ile 31/12/1981 tarihinden önce orman niteliğini kaybeden yerlerden olmadığı, 20 – 30 yıldır toprak işlemesi yapılmayan ve tarım arazisi niteliğinde bulunmayan yerlerden olduğu saptanarak yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 25/11/2014 günü oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı … İdaresi, 03.03.2011 tarihinde vermiş olduğu dava dilekçesi ile Giresun İli, Keşap İlçesi, Gürpınar Köyü, II numaralı parselin, 06.09.2010 tarihinde askı ilanının yapılarak 2/B niteliği ile orman dışına çıkarıldığını, yapılan idari tahkikatta taşınmaz üzerinde çevre ormanlardaki ağaç türlerinin olduğunun tespit olunduğunu, beyan ederek 2/B işleminin iptalini istemiştir. Dava, Çevre Orman Bakanlığı ve Hazineye karşı açılmıştır.
Yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın, orman kadastro komisyonu tarafından, 18.05.2007 tarihinde orman niteliğini kaybettiği ve fındıklık vasfında olduğu gerekçesiyle 2/B olarak orman dışına çıkarıldığı, üzerindeki fındıklığın İhsan Yılmaz’a ait olduğu gözetilerek adı geçen kişinin adının, tutanağa işgalci olarak yazıldığı anlaşılmıştır.
Yapılan keşifte, dava konusu taşınmazın üzerine 40-45 yaşlarında fındık ve ceviz ağaçlarının bulunduğu belirlenmiş; ormancı bilirkişi dava konusu taşınmazın 1972 hava fotoğrafı ve 1978 tarihli memleket haritasın göre orman olduğu, üzerinde 3 adet fındık, 3 adet ceviz ve 2 adet kızılağaç olduğu, etrafının (üç tarafının) kızılağaç olduğunu, taşınmazın üzerinde eğrelti otları gibi orman alt florası yetiştiğini, bu yüzden orman içine alınması gerektiğini rapor etmiştir. Ziraatçı bilirkişi de benzeri mahiyette rapor vermiştir.
Kanaatimizce, dava konusu yer fındıklık vasfıyla 2/B ye çıkarılıp İhsan Yılmaz’ın işgalinde olduğu bildirildiğinden 6292 sayılı Yasa’ya göre, tutanaklarda meyve ağaçlarının sahibi olarak adı geçen kişinin hak sahibi olarak değerlendirilmesi gerekir. Bu durumda, İhsan Yılmaz’ın davaya dâhil edilmesi sağlanmalı, delillerini ibraz etmesi için süre verilmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Nitekim 05.11.2003 tarih 4999 Sayılı Kanun’un 6.maddesi ile değişik Orman Kanunun 11/3 madde ve fıkrası da “Orman Genel Müdürlüğünce açılacak davalarda hasım, hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler ile Çevre ve Orman Bakanlığıdır” şeklindedir. Ayrıca yukarıda değinilen değişiklik nedeniyle davalı Hazineye yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirdi.
Açıklanan nedenlerle kararın usulden BOZULMASI gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun ONAMA görüşüne katılmıyorum.