Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2014/5332 E. 2014/9512 K. 17.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5332
KARAR NO : 2014/9512
KARAR TARİHİ : 17.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Giresun İli, Espiye İlçesi, Cibril Mahallesi 396 ada 4 parsel sayılı 12446,00 m2 yüzölçümlü taşınmaz, fındık bahçesi ve çalılık vasfıyla 1/3’er hisseli olarak Mahmut oğulları …, İdris Yıldız ve Kamil Osmanoğlu adına tapuda kayıtlıdır.
Davacı Orman Yönetimi, 11.07.1995 tarihli dilekçe ile parselin orman sayılan yerlerden olduğundan tapusunun iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz incelemesi sonrasında Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 26.12.2005 tarih ve 2005/14725 E. – 16326 sayılı kararında; «Çekişmeli taşınmaza komşu 3, 10 ve 13 sayılı parsellerin de davalı oldukları anlaşılmakta olup, sonuçları üzerinde durulmadığı gibi taşınmazın memleket haritasındaki yeri nokta şeklinde gösterilmiş ve işaretlerinden de kısmen yeşil alanda kaldığı anlaşılmış olup, raporda bu konuda yeterli açıklama da yapılmadığından bu rapora dayalı olarak hüküm kurulamayacağı, bu nedenle; orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukukî durumunun 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumunun saptanması; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresinin incelenmesi; fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmesi» gereğine değinilmiştir.
Yargıtay bozma kararı sonrasında mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptaline, 12.446,00 m² olarak orman vasfında Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı tarafça yargılama gideri olarak yapılan masrafların Kadastro Kanunu 36/A maddesi uyarınca üzerinde bırakılmasına, davacı İdare lehine vekâlet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi vekilince lehlerine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiği ve yaptıkları yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ilişkin kararın hatalı olduğu gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen “kadastro işlemi ile oluşan tesbit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalı aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceği anlaşıldığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 17/11/2014 günü oy birliği ile karar verildi.