Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/6540 E. 2010/1236 K. 10.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6540
KARAR NO : 2010/1236
KARAR TARİHİ : 10.02.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 04/12/2008
Nosu : 2006/647-2008/694

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin bayisi olan davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, yıllık asgari alım yükümlülüğüne uymadığını, ayrıca başka kaynaklardan akaryakıt alımı yaptığını belirterek, 15.000 USD cezai şart ile 1000 TL yoksun kalınan kar talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili, davacının Trakya yakasında dolum tesisi olmaması ve boğazlardan benzin tankeri geçişine izin verilmemesi nedeniyle yakıt sevkiyatında sıkıntı yaşandığını, sözleşmeye göre yeterli yakıt teslim edilemediğini, petrol istasyonunun önündeki duble yol çalışması nedeniyle satışlarında düşme olduğunu, işyerinde yapılan marker testlerinde herhangi bir yabancı şirketten alınan yakıta rastlanmadığının denetleme formunda yazılı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle davacının defterleri üzerinde yapılan incelemede 318.45 metre küp eksik alınan akaryakıt nedeniyle 15.822.50 TL’lik cezai şartın tahakkuk ettiğini, bu nedenle talep edilen 12.000 USD’nin hesaplanan cezai şartın altında kaldığı, sözleşmenin 11. ve 14. maddelerinin ihlal edilmesi nedeniyle talep edilen 3.000 USD’nin yerinde olduğu, davacının cezai şarttan daha fazla zarara uğradığını ispat edememesi nedeniyle 1000 TL’lik kar mahrumiyeti talebinin haksız olduğu belirtilerek cezai şart yönünden 15.000 USD’lik kısım için davanın kabulüne, kar mahrumiyeti talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Kararın gerekçesinde davalının defterlerini sunmaması nedeniyle davacının defterlerinin incelenerek karar verildiği belirtilmişse de yargılama sırasında İpsala Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat üzerine davalının ticarî defterlerinin incelenmesi sonucunda 24.7.2007 tarihli bilirkişi raporu düzenlendiği, davalı vekilinin 12.12.2007 havale tarihli itiraz dilekçesiyle de muğlak ve yetersiz olduğu belirtilerek söz konusu rapora itiraz edildiği dosya içeriğinden anlaşılmakta olup, mahkemece dosya içeriğine uymayan gerekçeyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2-Davalı vekili, müvekkilinin bayilik sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, sözleşmenin imzalanmasından sonra resmi makamlar tarafından tankerlerin köprü geçişlerine getirilen kısıtlamalar nedeniyle akdin çekilmez hâle geldiğini, davalının başka şirketlerden yakıt almadığının marker testlerinden açıkça anlaşıldığını, mücbir sebebe ilişkin sözleşmenin 16’ncı maddesinin uygulanması koşullarının oluştuğunu savunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ticari defterler ve sözleşme hükümleri dikkate alınarak görüş bildirilmişse de özellikle gerekçe itibarıyla düzenlenen ek rapordan davalı tarafından fesih sebebi olarak ileri sürülen hususların somut olay bakımından gerçekleşip gerçekleşmediğine yönelik denetime elverişli ve yeterli bir inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. O hâlde mahkemece, davalının ticari defterlerine yönelik itirazlar da gözetilip fesih nedenlerinin haklı olup olmadığının araştırılması, sözleşme tarihindeki şartların sonradan değişip değişmediğinin tespit edilmesi ve özellikle sözleşmenin 3,4 ve 16’ncı maddelerinin uygulanma şartlarının somut olay bakımından gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmesi suretiyle ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.00.-TL duruşma vekâlet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.