Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/3796 E. 2010/1943 K. 25.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3796
KARAR NO : 2010/1943
KARAR TARİHİ : 25.02.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 7.11.2008
Nosu : 242-587

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, davalılardan …’ın müvekkili şirket ile akdettiği bayilik sözleşmesini diğer davalı …’ın müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davalı bayiinin sözleşme devam ederken başka firmaların tüplerini satarak sözleşmeye aykırı davrandığını, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini iddia ederek 30.000.00.-YTL. cezai şartın reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevabında, davacının, müvekkili hakkında haksız rekabet iddiası ile Vize Cumhuriyet Başsavcılığına başvurduğunu, soruşturma sonunda kavuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, müvekkilinin 2006 yılı Aralık ayından itibaren bayilik sözleşmelerini sona erdirme iradelerini sözlü olarak davacı şirkete ilettiği halde cevap alamadığını, bunun üzerine müvekkili …’ın bayilik sözleşmesini sağlık sebeplerinden ötürü iptal ettiğini 10.1.2007 tarihli ihtarname ile davacıya bildirdiğini, bu arada müvekkilinin işyerin başka bir adrese taşıdığını, tespit yapılan işyerinin müvekkili ile ilgisi bulunmadığını, müvekkilinin tespit kararına itiraz ettiğini, sözleşmenin müvekkili tarafından haklı gerekçe ile feshedildiğini, sözleşmeye aykırı davranılmadığını, talep edilen cezai şart miktarının fahiş olduğunu, kefalet hükmünün geçersiz olduğunu, reeskont faizi talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacı yanın, sözleşme davalı tarafından feshedildikten sonra delil tespiti yapıp, sonrasında da sözleşmeyi feshettiği, gerek delil tespiti sürecinde gerekse sözleşmeyi fesih sürecinde yanlar arasında ayakta bulunan bir sözleşmenin mevcut bulunmadığı, bu nedenle cezai şart isteme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 25.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.