YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12348
KARAR NO : 2012/18656
KARAR TARİHİ : 06.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkil banka ile dava dışı ..arasında imzalanan kredi sözleşmesinin davalı tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle gönderilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle yapılan takipe davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, dava dilekçesi ekli meşruhatlı duruşma gün ve saatini bildiren davetiye kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; takip tarihi itibarıyla davalının davacı bankaya 22.577,75 TL asıl alacak, 692,38 TL faiz, 184,18 TL ihtarname masrafı borcu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun tahsili için başlatılan icra takibinde davalı kefil …’un itirazının iptaline ilişkindir. Banka kredi hesabını 28.06.2010 tarihli ihtarname ile keşide etmiş, ihtarname 02.09.2010 tarihinde davalı kefil …’a tebliğ edilmiş olup, ödeme için tanınan 1 günlük süre ilave edildiğinde davalının temerrüdünün 04.09.2010 tarihinde başladığı anlaşılmaktadır. Banka icra takibinde 22.577,75 TL asıl alacak olmak üzere, 2.354,12 TL akdi, 2.781,98 TL temerrüt faizi talep etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ek raporu Yargıtay denetimine elverişli olmadığı gibi, bankanın rapora itirazlarını da karşılayacak nitelikte değildir. Bu durumda, mahkemece öncelikle davacı bankanın kayıtları üzerinde inceleme yapılarak kat tarihi itibarıyla asıl alacağın tespiti, bilahare kat tarihinden temerrüt tarihine kadar bulunan asıl alacağa akdi faiz uygulanarak, temerrüt tarihi itibarıyla talep edilebilecek asıl alacağın tespiti ve temerrüt tarihinden itibaren de sadece asıl alacağa temerrüt faizi işletilmek suretiyle takip tarihi itibarıyla alacağın belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 06.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.