YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7907
KARAR NO : 2011/3418
KARAR TARİHİ : 17.03.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 6.3.2007 tarihinde noter kati satış sözleşmesi ile satın aldığı aracın ayıplı olduğunu iddia ederek 34.500,00 TL araç bedeli ve 500.00 TL kazanç kaybının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, satım konusu araca yeni kupa takıldığından müvekkili hakkında başlatılan savcılık soruşturması sonucu öğrenildiğini, müvekkilinin davacı alıcıyı yanıltma durumunun söz konusu olmadığını, müvekkilinin ileri sürülen sebeplerden dolayı herhangi bir tazminat sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili, 6.10.2008 tarihli dilekçesiyle davayı ıslah ederek dava konusu aracın satış tarihindeki ayıplı değeri ile ayıpsız değeri arasındaki fark olan 12.000 TL’nin 6.3.2007 satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, dava konusu araca adli makamlarca el konulduğu 22.08.2008 tarihi ile aracın iade edildiği 23.05.2008 tarihi arasındaki dönem için 7.500,00 TL kâr mahrumiyetinin yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre dava konusu aracın ayıplı olduğu, davalı satıcının iyiniyetli olup, ayıptan haberdar olmasa dahi satış öncesi mevcut olan ayıptan dolayı davacı alıcıya karşı sorumlu olduğu, aracın ayıplı değeri ile ayıpsız değeri arasındaki farkın birbirini teyit eden 1. ve 3. rapor uyarınca 4.000,00 TL olduğu, araçtaki hukuki ve fiziki ayıp nedeniyle aracın Siirt Emniyet Müdürlüğünce 92 gün süre ile alıkonulduğu, bu sürede toplam kâr mahrumiyetinin 8.004 TL olup, davacı talebinin 7.500 TL olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 17.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.