Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/12394 E. 2011/6904 K. 25.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12394
KARAR NO : 2011/6904
KARAR TARİHİ : 25.05.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili müvekkilinin 34 AN 3193 plakalı aracı kayıt malikinin vekili sıfatıyla davalıdan 27.2.2008 günlü noter senediyle satın aldığını ve plakanın 35 HKB 30 olarak değiştirildiğini; resmi işlemden önce 15.2.2008 tarihinde adi yazılı bir sözleşme ile devir konusunda anlaşıldığını ve 750,-TL kaparonun verildiğini, bakiyesi için senet düzenlendiğinin açıkça yazıldığını; sözleşme gereği ödenmesi gereken 29.300,-TL’nin adi yazılı makbuzlar karşılığı ödenmesine rağmen davalının bonoyla 13.000,-TL üzerinden takibe giriştiğini; oysa takipten önce verdiği belgede bakiye 6.700,-TL alacağının kaldığını ikrar ettiğini ileri sürerek haksız takip konusu edilen 6.300,-TL’den dolayı borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili bononun “nakden” kaydıyla düzenlendiğini ve araç satışıyla ilgili olmadığını, 20.500,-TL olarak düzenlenen senet karşılığında 29.300,-TL ödendiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece bononun nakden kaydıyla düzenlendiği, aksini iddia eden davacının buna yönelik delil sunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının iddiası dava konusu bononun nakden kaydını taşımasına rağmen, araç alım satımı nedeniyle oluşan bakiye borç için verildiği noktasındadır. Her ne kadar mahkemece “nakden” kaydının aksinin ispatlanamadığı gerekçe gösterilerek dava reddedilmişse de, dosyadaki harici satış sözleşmesinde bakiye borç için bono düzenleneceği açıkça yazılıdır. Öte yandan araç satışının da noterce resmi biçimde yapıldığı ve bu aşamada davalının önceki malikin vekili sıfatıyla hareket ettiği sabittir.
Bu durumda mahkemece anılan belgeler üzerinde durulup, davacının iddiasının bu çerçevede değerlendirilmesi ve varılacak uygun sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.