YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1675
KARAR NO : 2011/6930
KARAR TARİHİ : 25.05.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
İflas erteleme talebinde bulunan vekili, gıda ve yemek sektöründe faaliyette bulunan müvekkili şirketin eski çalışanı Hüseyin Kolaçay tarafından verilen hatır çekleri nedeniyle borca batık hale geldiğini, küresel krizin etkisiyle mali durumunun daha da bozulduğunu, sunulan iyileştirme projesinde öngörülen tedbirlerin uygulanması halinde borca batıklıktan kurtulabileceğini belirterek iflas erteleme talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, keşfen yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapora göre, şirketin borca batık olmadığı, ticari defterlerindeki hatalı kayıtlar nedeniyle borca batık göründüğü belirtilerek istemin reddine, tedbirlerin devamına karar verilmiş, hüküm iflas erteleme talebinde bulunan vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile malî durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. I. Bilirkişi raporunda şirketin borca batık olduğu belirtilmiş, yeni bir kuruldan alınan ikinci bilirkişi raporunda şirketin borca batık olmadığı, ödenmemiş sermayesinin bulunduğu, Vergi Usul Kanunundaki usule göre tespit edilmeyen sayım ve tesellüm noksanlarının dikkate alınmaması gerektiği, 503.087. TL satışın maliyetinin 1.128.776. TL olarak gösterilmesi nedeniyle zarar kaleminin şüpheli olduğu, şirketin yetkisiz çalışanın keşide ettiği çeklerden dolayı şirketin sorumlu olmaması nedeniyle bu şirket çeklerinin borca batıklıkta dikkate alınamayacağı gerekçeleriyle şirketin borca batık olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkemece, ikinci heyet raporu hükme esas alınarak iflas erteleme talebinin reddine karar verilmiştir.
Bilirkişi raporları arasında çelişki olup, bu çelişki giderilmeden iflâs erteleme talebinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Yukarıda açıklandığı üzere, borca batıklığın saptanmasında şirketin aktifinde yer alan tüm varlıkların tespit edilerek konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla rayiç (piyasa satış) değerlerinin belirlenmesi gerekir. Bilançolardaki kaydi değerlere göre borca batıklığın tespiti doğru olmadığı gibi konuyla ilgili Vergi Kanunlarına göre birtakım yorumlar yapılarak sonuca varılması da doğru değildir.
3-HUMK’un 112. maddesine göre hükmün icrasının temini için ihtiyati tedbirin devamına karar verilebilir. İflâs erteleme talebi reddedildiğine göre bu kararın temini için tedbir kararının devamına hükmedilmesi anılan kanun hükmüne aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle iflasın ertelenmesi talebinde bulunan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 25.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.