YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7131
KARAR NO : 2010/4940
KARAR TARİHİ : 22.04.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının 16.10.2007 vade tarihli 8.000.00.-YTL. Bedelli bonoya dayanarak müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, takip konusu bononun, dava dışı …’ın kullandığı 7.000.00.-YTL.lik kredinin teminatı olarak davalı bankaya verildiğini, kredi borcunun tamamen ödendiğini iddia ederek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, takibin bonoya dayalı olarak yapıldığını, dava konusu bononun, dava dışı … tarafından müvekkiline ciro edilerek verildiğini, bononun mücerret borç ikrarı olduğunu, davacının düzenlediği bono ile herhangi bir kayda bağlı olmaksızın bono bedeli kadar borçlu olduğunu beyan ve ikrar ettiğini, bonoda, lehdar ile ciranta ve son hamil arasındaki ilişkinin keşideciyi etkilemeyeceğini, dava dışı 3.kişinin bonoyu hangi amaçla bankaya ciro ettiğinin davada önemi bulunmadığını, teminat olarak ciro edilmiş olsa dahi bu durumun senedin niteliğini değiştirmeyeceğini, davacının iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre 7.000.00.-YTL.lik 18.1.2004 tarihli kredinin teminatını teşkil etmek üzere borçlusu davacı ile dava dışı … olan alacaklısı … olan dava konusu 8.000.00.-YTL.lik bononun bankaya teminat cirosu ile rehin edildiği, bu taksitli kredinin 18.2.2006 tarihi itibarı ile tamamen ödendiğini ancak dava dışı …’ın kendisine kullandırılan krediler nedeni ile kredili mevduat hesabından 2.103.00.-YTL., kredi kartlarından ise 8.434.47.-YTL.borçlu olduğu, 8.000.00.-YTL.lık dava konusu bononun rehin olarak verildiği, kredinin tamamen kapatıldığı, bu kredi sözleşmesinin 11.maddesindeki sorumluluğun kullandırılan kredilere yönelik olması gerektiği, bu hükmün dava dışı …’ın kullanmış olduğu kredi kartları nedeni ile oluşan borçların teminatını kapsamayacağı, kredi kartı sözleşmesinde davacının imzasının bulunmadığı, davacının sorumluluğunun genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredili mevduat nedeni ile ödenmeyen borç olan 2.116.30.-YTL. ile sınırlı olduğu, dava ve takip konusu bono nedeni ile davacının 5.283.70.-YTL.borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı, keşidecisi olduğu dava konusu bononun lehdar …’ın aldığı kredinin teminatı olarak davalı bankaya verildiğini iddia etmiş, davalı vekili ise bononun sebepten mücerret borç ikrarı niteliğinde olup, temlik cirosu ile kendilerine devredildiğini, aksi yöndeki iddianın davacı tarafça ispatı gerektiğini savunmuştur.
Dava konusu bonoda, davacı, keşideci durumunda olup, bononun lehtar …’ın temlik cirosu ile davalıya intikal ettiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bono metninde ya da bononun arka sahifesinde teminat amacı ile devredildiğine ilişkin herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Bonolar, sebepten mücerret borç senetleri niteliğinde olduğundan ve davalı banka hamil durumunda bulunduğundan her şeyden önce davacının teminat iddiasının HUMK.nun 290.maddesi uyarınca yazılı delile kanıtlanması gerekmektedir. Öte yandan, TTK.nun 599. maddesi uyarınca hamilin senedi kötüniyetle iktisap ettiği kanıtlanmadıkça keşideci ile lehdar arasındaki ilişkiden kaynaklanan def’iler iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemez. Mahkemece belirtilen bu yönler gözetilmeden somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.